Üyelerimize özel eğitim : İş Yaşamında İletişim

Bugüne dek 145 kuruma, kuruluşa ve organizasyona 8000 saati aşkın eğitim, seminer ve danışmanlık hizmeti vermiş, halen CFE Certification TR’de kişisel gelişim eğitmeni olarak görev yapan ilker KALDI’dan BiTekDer üyelerine özel İş Yaşamında İletişim Eğitimi.
İş hayatında daha iyi anlamak, daha iyi anlatmak ve daha iyi anlaşmak için yapılması gerekenleri öğrenmek için 25 Nisan 2021 Pazar saat 14:00’da bekliyoruz.
Kayıt için : Egitim.BiTekDer.org.tr

 

Regülasyonlardaki Belirsizlikler ve Yetkilendirilmiş Kurum Eksikliği Çalıştay Raporu Yayımlandı

Bilgi Teknolojileri Derneği (BiTekDer), bilişim alanındaki sorunların belirlenmesi ve çözümüne yönelik çalıştay raporlarını yayınlamaya devam ediyor. Dernek tarafından geçtiğimiz hafta da “Regülasyonlardaki Belirsizlikler ve Yetkilendirilmiş Kurum Eksikliği Çalıştayı Raporu” yayınlandı.

Bilişim Sektörünün ve Çalışanlarının Sorunları konulu raporun yayınlanmasının hemen ardından toplanan BiTekDer Yönetim Kurulu üyeleri, anket sonucuna göre belirlenmiş olan 10 başlığı detaylı olarak ele almak, sorunların tam tespiti ve çözüm önerileri üzerine çalışmak konusunda bir proje planı oluşturmuşlardır. Yönetim Kurulu üyeleri ile konular birebir eşleştirilmiş ve BiTekDer üyelerinden oluşturacakları özel Çalıştay Komisyonları ile çalışmalar başlatılmıştır.

Bilişim Sektörünün ve Çalışanlarının Sorunları konulu raporun önemli gündem maddelerinden biri olan “Regülasyonlardaki Belirsizlikler ve Yetkilendirilmiş Kurum Eksikliği” konusu BiTekDer Yönetim Kurulu Üyelerinden Engin Işık tarafından üstlenilmiş ve oluşturduğu komisyon ile birlikte gerçekleştirdiği 4 farklı çalıştayda ele alınmak üzere projelendirilmiştir.

İşletmelerin nerdeyse tüm süreçlerinin hızla dijital ortamlara taşındığı ve bilişim teknolojilerinin etkin kullanımının rekabet açısından büyük öneme sahip olduğunun altını çizen çalıştay başkanı Engin Işık, “Günümüzde dijitalleşme için ihtiyaç duyulan tüm altyapı bileşenlerine yatırım yapmak, bir başka deyişle sermaye bağlamak ve çok sayıda kritik bileşenleri işletecek, yönetecek uzmanlık düzeyinde personel bulmak ve tutmak her geçen gün giderek zorlaşmaktadır. Bizler de bu doğrultuda bildiklerimizi paylaşmak ve meslektaşlarımızın ihtiyaçlarını doğru analiz ederek çözüm üretebilmek adına BiTekDer çatısı altında yeni bir oluşuma adım attık. Oluşum kapsamımızda ilk adımımız meslektaşlarımızın taleplerini anlayacak bir anket düzenlemek oldu. Anket çıktılarına göre derneğimizde yer alan her bir Yönetim Kurulu üyemiz bir sorunu sahiplenmiş, o konuyla ilgili çalıştaylar yaparak bu konunun raportörlüğünü üstlenip, bu doğrultuda bir aksiyon planı belirledi” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Anket Sonucunda Oluşan Başlıklar

Mevzuat ve regülasyonlardaki belirsizlikler giderilmelidir. Yasal çalışma kanunlarının sektörümüzde uygun hale getirilmelidir. Yasal hakların korunması ve uygulanması konusunda destek ihtiyacı vardır. Prosedür eksikliği mevcuttur. Dernek ve sendika gereksinimi vardır. Bilişim Bakanlığı tekrar gündeme getirilmelidir. Ticari etik eksikliği çözülmelidir. Sektörümüzün önündeki mevzuat kaynaklı sorunlar çözülmelidir. Sektörde kurumsal örgütlenme (oda vb.) eksikliği mevcuttur. Sektörümüze yönelik akreditasyon ve yetkinlik merkezi birim sayısı yetersizdir. Veri Merkezi ve Bulut kullanımına ilişkin mevcut mevzuatlar yeterli değildir.

Regülasyonlardaki Belirsizlikler ve Yetkilendirilmiş Kurum Eksikliği Çalıştay Raporu

Bilişim teknolojileri, dünya ekonomisine yön veren ve ülkelerin uluslararası rekabet düzeyinde belirleyici öneme sahip bir sektördür. Ülkemizde bu sektörün dokunmuş olduğu dikey sektörlere baktığımızda; telekom ve veri merkezi, finans ve sigorta ile birlikte hizmet sektöründe yaşanan sorunlara çözüm önerileri sunarak farkındalık yaratmak ve süreci takip etmek amaçlanmıştır.

Pandemi ile birlikte hemen hemen her sektörde dijitalleşmenin önemi bir kez daha ortaya çıkmış ve dolaylı olarak bu süreç bulut hizmetlerine olan talep artırmıştır. Bu süreçte Amazon, Microsoft veya Google gibi bulut teknoloji devlerinin bulut altyapı yatırımları yaklaşık 20 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Ülkemizde bulut teknolojileri pazarı %24 büyüme ile 320M doların üzerine çıkmıştır. Yerel bulut hizmet sağlayıcısı firmalarımız da altyapı yatırımlarına hız vererek Türkiye pazarı özelinde oluşan talebi en iyi şekilde karşılamışlardır.  Cisco, 2021 yılında hiper ölçekli veri merkezlerindeki trafiğin dört katına çıkacağını ve hiper ölçekli veri merkezlerinin 2021 yılında tüm veri merkezi trafiğinin % 55’ini oluşturacağını, veri merkezi IP trafiğinin 2021 sonuna kadar 20 ZB seviyesine ulaşacağını modellenmiştir. Yine Gartner’ın yaptığı bir araştırmaya göre 2025 yılına kadar şu anda kurumsal olarak üretilen verilerin yaklaşık %75’inin bulut üzerinde oluşturulup işleneceği tahmin edilmektedir.

Bulut bilişim, yaygın kullanım olanakları sayesinde dünyadaki işletme ve tüketici pazarlarını en hızlı şekilde ele geçiren teknolojilerden biri olmuştur. Nispeten kısa bir süre içerisinde esneklik, çeviklik ve maliyet tasarrufu konularındaki başarısı ile BT ve işletme stratejisinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Yakın gelecekte bulut bilişim, gelişen teknolojilerin entegrasyonunu sağlamaya ve yeni iş modellerini stratejik bir avantaj olarak şekillendirmeye devam edecektir. Gün geçtikçe daha fazla şirket, IaaS, PaaS, SaaS veya hibrit bulut çözümlerinden yararlanan kurumsal sistemlere büyük yatırımlar yapmaktadır. Bu ortamlar birçok fayda sağlarken, aynı zamanda bilgi yönetimi, güvenlik, kişisel veriler, işlem bütünlüğü gibi alanlarda riskler getirmektedir. Bu dönüşümün bir parçası olarak, risk ve kontrollerin herhangi bir yeni iş sürecine dahil edilmesini sağlamak önemlidir.

Çalıştay Komisyonu Özet Görüşü

Mevcut kanunlar kapsamında getirilen kısıtlamalar, net tanımlı olmayan kanun maddeleri ve veri güvenliğinin, bütünlüğünün kanunda belirtildiği gibi sağlanılmaması, mevcut regülasyonların tam oturtulmamış olması ile birlikte regülasyondan sorumlu ürünlerin yurt dışı standartlara göre yapılmış olması ve Türkiye standartlarına uyumdaki zorluklar devam etmektedir. Bulut bilişimin getirmiş olduğu güvenlik algısı belirli oranda yıkılmıştır. Ancak bu bazı uygulamalarda ironik boyutlara taşınmıştır. Örneğin bazı kamu kuruluşları bulut teknolojilerini hiç kullanmaz iken bazı kamu kuruluşları kritik uygulamalarını bulut üzerinde çalıştırmaktadır. Finansal sistemlerin, mail sistemlerinin yurt dışında tutulup tutulmayacağı belirsizliği devam etmektedir.

Benzer şekilde enerji sektörü ele alındığında, zaman kısıtlamalı işlerde internet çekiminin düşük olduğu alanlarda veri aktarımı gerçekleştirilememektedir. Muhasebe, sigorta, hizmet vs. sektörlerinde de bu gibi birçok sorun beraberinde gelmektedir. Çoğu kurum ve kuruluş Microsoft 365 tercih etmektedir. Tercih sadece mail ile sınırlı kalmamakta, lisans ürünlerinden de yararlanılmaktadır. Öngörülen yatırımın yetmemesiyle yine yerli bir bulut yöntemi oluşturulması akla gelmektedir.

KVKK kapsamındaki regülasyon ve standartlar net olmalıdır. Kanun gerektiren konularda ayrı bir bütçe ayrılmalıdır. Yerli ve güvenli bir bulut sistemi geliştirilmelidir. Devletin veri merkezi kurma konusunda kobileri özendirici paketler hazırlaması ve ilk bir yıl vergi almama ve düşük vergi oranlarıyla devam etme gibi imkanlar sunmasıyla iş gücü kazanılabilir.

Veri Merkezleri, İnternet Servis Sağlayıcı ve Altyapı Hizmet Sağlayıcı Olarak Kabul Edilmemelidir. Veri Merkezleri için ayrı bir düzenlemeye gidilmesi bu sorunların ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır. Veri Merkezlerine, “Cazibe Merkezleri Programı” kapsamında sağlanan destek ve teşviklerin kullanılabilmesi için tüm iller kapsama dahl edilmeli ve beyaz alan sınırı kaldırılmalıdır. Veri Merkezi İşletmecilerine özel elektrik tarifesi hazırlanmalı ve özel fiber tarifeler oluşturulmalıdır. Veri merkezlerine fiber hizmet sunan işletmeci sayısı arttırılmalı, bağlantı hızları yükseltilmelidir.

SON SÖZ, Engin Işık

Kurumlarındaki en riskli süreçleri yöneten ve sorumlulukları her geçen gün artarak devam eden meslektaşlarımızın karşılaştıkları zorlukları ve mesleki gelişime açık alanlarını belirleyerek çözüm üretebilmek için sivil toplum kuruluşları çok büyük bir araçtır.

Ülkemize ve sektörümüze fayda sağlamak amacıyla üyeleri arasında dayanışma ve mesleki gelişimi hedefleyen, üyelerini eğiterek, geliştirerek, kariyerlerine yardımcı olarak daha yetenekli ve yetkin ekipler oluşturma gayesiyle bu hedefe varışı sağlamayı planlayan BiTekDer tarafından düzenlenen çalıştaylar, sesimizi duyurmak için önemli bir rol üstlenmektedir.

Bizi bu şemsiye altında birleştirip tüm deneyimlerini paylaşarak abilik yapan ve taşın altına elini koyan Başkanımız Sayın Murat Göce nezdinde BiTekDer Yönetim Kurulu üyelerimize ve çalıştay paydaşlarına teşekkür ediyorum.

“Çözüm için problem üreten değil, sorun çözen bir oluşum için varız” diyerek çıktığımız bu yoldaki ilk çalışmalarımızın farkındalık yaratması ve oluşacak sinerjinin devamını dilerim.

Bu raporun ortaya çıkmasında ve hazırlanmasında emeği geçen BiTekDer Yönetim Kurulu üyemiz Engin Işık başkanlığında, çalıştaylarımıza katılım sağlayan komisyon üyelerimiz Asım Önder Kabataş, Baran Korukluoğlu, Burak Zobi, Ekrem Sekman, Ender Kozan, Erdem Kayar, Gökhan Gençtürk, Göktem Sağlamoğlu, Gülçin Aktaş, Hakan Yıldız, M. Eren Ahmetoğlu, Mehmet Karadeniz, Melike Yorulmaz, Merve İnal, Mete Akçakmak, Nurgül Akşit, Okan Erin, Osman Mert Aras, Ömer Kılınç, Sedat Arslan, Serhat Özeser, Şengül Korkmaz ve Turgut Çilingir’e çok teşekkür ederiz.

Raporun tamamına https://www.bthaber.com/regulasyonlardaki-belirsizlikler-ve-yetkilendirilmis-kurum-eksikligi/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Bilişim Profesyonellerinin Dijital Dönüşüm Sürecinde Yaşadığı Problemler Çalıştay Raporu yayımlandı.

Bilgi Teknolojileri Derneği (BiTekDer), dijital dönüşüm sürecinde yaşanan sorunlara yönelik oluşturduğu çalıştayların sonuçlarını açıklamaya devam ediyor. Rapor, BiTekDer Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tuncay Işık ve Yönetim Kurulu Üyesi Başak Berk başkanlığındaki kurul tarafından hazırlandı.

 

YÖNETİCİ ÖZETİ:

Dijital Dönüşümde Karşılaşılan Problemler Çalıştay raporumuzda, BiTekDer’in bilişim profesyonellerinden aldığı geri bildirimlerle başlattığımız tüm çalıştayların bilgilerini vererek, aslında tüm problemlerin birçok ortak noktada birbirleriyle benzer olduğunu göstermeyi amaçladık.

Dijital Dönüşümde Türkiye’nin mevcut durumu tanımlarken yapılan her raporun hazırlayan veya hazırlatan kurumun bakış açısıyla ve genelde kısıtlı verilerle hazırlandığını ama her durumda Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunun hala çok başında olduğunu, ülke olarak yapacak çok işimizin olduğu gördük.

Çalıştay araştırma konularımızın detaylı olarak incelenmesinde katılımcılarımızın Üniversitelerden, Dijital Dönüşüm danışmanı hizmeti alan işletmelerden, danışmanlık hizmeti veren işletmelerden ve sektör STK’larından oluşmasının işimizi kolaylaştırdığını söylemeliyiz. Böylelikle problemlere aynı anda birçok açıdan bakabildik. Üzerinde en çok konuştuğumuz konu dijital dönüşüm’ün tanımı idi. Burada da tek bir tanım yapmak yerine bilimsel çalışmalarda en çok atıf yapılan makalelerdeki tanımları ve katılımcılarımızın sunduklarını rapora koymayı uygun bulduk.

Problemleri önce genel problemler ve bu çalıştayın asıl konusu olan Bilişim Profesyonellerine dair problemler olarak ikiye, daha sonra hizmet alan işletmelerde çalışanlar ve danışman firmalarda çalışanlar olarak tekrar ikiye ayırdık. Buna göre Dijital Dönüşüm sürecinde hizmet alan firmalarda çalışanların problemlerinin;

  • Liderlik eksikliği,
  • Organizasyondaki hatalar ve eksiklikler,
  • Başarı ölçümünün eksikliği,
  • Güven eksikliği,
  • Stratejik plan eksikliği,
  • Silolaşma ve proje enflasyonu,
  • Kültürel değişimin sağlanamaması,
  • Yetersiz danışmanlık hizmetleri

olduğunu, danışman firmalarda çalışan bilişim profesyonellerinin problemlerinin ise

  • Yetersiz bilişim ve insan kaynağı,
  • Startejik plan eksikliği,
  • Standart çerçevelerin (framework) olmaması,
  • Emsal projelerin yapılmamış olması,
  • Program odaklı bakış açısının olmaması,
  • Rekabette öne çıkmak için yapılan eksik çalışmalar,
  • Eğitim eksikliği,
  • Yetersiz Danışmanlık,
  • Mentor (Yönder) Eksikliği,
  • Güven Eksikliği

olduğunu tespit ettik.

Bilişim profesyonellerini direkt olarak ilgilendirmese de dolaylı olarak ilgilendiren genel problemleri de bir başlık altında topladık.

Bu tespitlerden sonra yaptığımız değerlendirmelere göre konunun paydaşı olan

Üniversiteler, Sanayi ve Ticaret Odaları, Bilişim STK’ları, Bilişim Basını, KOSGEB, Kalkınma Ajansları, Kamu, FİRMA’lar, DANIŞMAN firmalar ve danışmanlar tarafından hayata geçirilmesi gerektiğine inandığımız çözüm önerilerimizi sunduk.

Çalıştay sonucunda, katılımcılar olarak bize düşen görev, bundan sonraki adımda tüm paydaşların temsil edildiği bir dijital dönüşüm platformu kurulmasıyla ilgili olarak önderlik edecek arkadaşlarımıza destek vermemiz gerektiğidir.

 

BİLGİ TEKNOLOJİLERİ DERNEĞİ / BİTEKDER

 

BiTekDer, üyeleri olan Bilişim Teknolojileri çalışanı, Kamu Bilişim Teknolojileri görevlileri, Bilişim Sektörü Eğitimcileri, Bilişim Medyası ve Halkla İlişkiler şirketleri çalışanları ve ezcümle Bilişime dokunan tüm paydaşlarına destek vermek, karşılıklı yardımlaşma ve bilgi paylaşmayı sağlamak, üyelerinin sektör menfaatlerini korumak ve savunmak amacı ile kurulmuştur. Faaliyetlerinde kamu yararına olma önceliği vardır. Bir sivil toplum kuruluşu olarak, Anayasa’mızda tarifini bulan Cumhuriyetimizin çağdaş, Atatürkçü, laik ve demokratik temel ilkeleri doğrultusunda ve bilimsel düşünce sistemi esasları dahilinde kamuoyuna görüş bildirir.

 

ÇALIŞTAYLAR :

 

BiTekDer olarak 8 Eylül 2020 tarihinde kuruluş işlemlerinin tamamlanmasının ardından kurucu yönetim kurulunun kararı ile ilk önce bilişim profesyonellerinin bakış açısından sektör problemlerini tespit etmeyi hedefledik ve bunun için üyelerimize ‘sektörümüzdeki çalışanların en önemli üç problemi nedir?’sorusunu yönelterek bir anket çalışması gerçekleştirdik. Burada hedefimiz, en çok belirtilen sektör problemlerini belirleyerek her probleme gönüllü bir YK üyesini atamak ve YK üyesinin liderliğinde yapılacak çalıştaylarla bu problemlere çözümler aramaktı. Gelen cevaplar düzenlendiğinde, sektör çalışanlarına dair irili ufaklı 271 adet problemin dile getirildiği gördük.

 

Bu problemlerden en fazla tekrarlananları 10 ana grup altında topladık.

  1. a) Nitelikli Personel Eksikliği,
  2. b) Eğitim Eksikliği,
  3. c) Bütçe Kısıtları,
  4. d) Millileşme Hareketindeki Eksiklikler,
  5. e) Olumsuz Çalışma Koşulları,
  6. f) İş Birliği ve Paylaşım Platformu Eksikliği,
  7. g) Dijital Dönüşümde Karşılaşılan Problemler,
  8. h) Farkındalık Eksikliği,
  9. i) Regülasyonlardaki Zorluklar ve Yetkilendirilmiş Kurum Eksikliği,
  10. j) Siber Güvenlik.

 

 

DİJİTAL DÖNÜŞÜMDEKİ PROBLEMLER ÇALIŞTAYI:

 

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tuncay Işık ve Yönetim Kurulu Üyesi Başak Berk tarafından düzenlenen Dijital Dönüşümdeki Problemler Çalıştayı, aşağıda isimleri bulunan BiTekDer üyeleri, üye adayları, üniversitelerden değerli hocalarımız ve her zaman yakın iş birliği içinde olacağımız diğer Bilişim Derneklerinin üyelerinin katılımlarıyla 23-30 Ocak, 6-13-28 Şubat 2021 ve 3-14 Mart tarihlerinde gerçekleştirilmiştir.

Çalıştayın amacı; BiTekDer üyelerinin veya üye adayı bilişim profesyonellerinin dijital dönüşüm projelerinde FİRMA çalışanı veya DANIŞMAN olarak karşılaştıklarını problemleri tespit ederek, bunlara dair farkındalık yaratmak ve çözüm önerileri oluşturmaktır. Dijital dönüşümle ilgili tüm problemlerin tespit edilmesinin ve hepsine çözüm önermemizin sadece bir çalıştayla olmayacağının bilincindeyiz. Bu çalışmamızın kayda geçirilen bir başlangıç olmasını ve farkındalık yaratmasını istiyoruz.

 

  • MEVCUT DURUMUN TANIMI

 

IDC’nin 2018’de hazırladığı Dijital Dönüşümün temel teknolojilerinden biri olan nesnelerin interneti yatırım raporunda 2021 itibarı ile dünya üzerindeki yatırımların 11 trilyon dolara ulaşacağı tahmini yapılmıştır.

 

Gartner tarafından 2016 yılında hazırlanan raporda da 2020’de birbirine bağlı cihazların sayısının 20.4 milyara çıkacağı, Endüstri 4.0 teknolojileri ile özellikle lojistik operasyonunda kullanılan araçlardan alınacak verilerin optimizasyonunun operasyonda yaratacağı iyileştirmelerden beklenen ekonomik katkının 2025 itibarı ile yılda 740 milyar dolara ulaşacağı öngörülmektedir.

 

Accenture’ın Dünya Ekonomik Forumu için hazırladığı raporda ise, 2030 itibarı ile tüm sektörlerde yaratacağı ekonomik değerin 14 trilyon dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir.

 

Dünya çapındaki dijital dönüşüm pazarının, müşteri deneyimi, pazara yeni ürün sunma süresi, ürün kalitesi ve operasyonda önemli faydalar sağlaması beklentisiyle, 1,2 trilyon dolar olan mevcut büyüklüğünden, 2022 yılına kadar yıllık %20 büyüyerek 2 trilyon dolara çıkacağı düşünülüyor.

 

Sektör derneklerimizden TÜBİSAD tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi 2020 raporu”, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İstanbul Sanayi Odası ve İstanbul Kalkınma Ajansının destekleriyle Boğaziçi Üniversitesi Endüstri 4.0 Platformu tarafından hazırlanan “Türkiye’de Dijital Dönüşüm Değerlendirme Aracı (D3A) 2019 – 2020 Sonuç Raporu” ve TÜSİAD tarafından düzenlenen “Dijital Türkiye Konferansı” gibi platformlarda yer sonuçlar, Türkiye’nin dijital dönüşüm yolunun henüz başında yer aldığı ve yapılması gerekenler ivedilikle yapılmazsa 2030 yılına kadar, hemen her büyüklükteki işletmelerin ama özellikle KOBİ’lerin dijital ekonomiye geçişle birlikte geleneksel iş yapış modellerinin yok olmasıyla beraber varlıklarına devam edemeyecekleri yönündedir.

TÜBİSAD tarafından hazırlatılan ankete göre Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi, 2019 yılında 5 üzerinden 2,94 olarak hesaplanmışken aynı değer 2020 yılında 3,06 olmuştur. Bir yılda %4 gibi bir artış gözlemlenmiş olsa da bu artış hızının yetmeyeceği de aşikardır. TÜBİSAD Bilgi ve İletişim Sektörü Gelişmeleri Değerlendirme Anketi, 2019 yılında 66, 2020 yılında ise toplam 111 yöneticinin görüşlerini içermektedir, dolayısıyla anket sonuçlarını değerlendirirken buna dikkat etmek gerekir.

 

TÜBİTAK tarafından daha yaygın olarak bin firmayla yapılan başka bir araştırmada da Türkiye’de sanayinin dijital olgunluk seviyesi Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0 arasında olduğu tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalarda farklı büyüklükte ve farklı sayıda örnekler yer aldığı için Türkiye’de dijital dönüşümde başarılı çalışmalar yoktur demek mümkün değildir, hatta Türkiye’de tamamen dijitalde doğan bazı işletmeler bugün yurtdışı yatırımı almaktadır.

 

BiTekDer olarak Dijital Dönüşümdeki firma sayısının arttırılmasın ülkemize, bilişim sektörüne ve bilişim profesyonellerine katkılarını biliyoruz. Sürecin içinde üye ve üye adaylarımıza yol gösterici olabilmek için çalışacağız. Dijital dönüşüm konuşurken, Şu önemli konuların da farkındayız:

  • Nitelikli personel eksikliği,
  • Eğitim eksikliği,
  • Bütçe kısıtları,
  • Yeterli sayıda milli ürün olmaması,
  • Olumsuz çalışma koşulları,
  • İş birliği ve paylaşım platformlarının eksikliği,
  • Farkındalıktaki eksiklik,
  • Regülasyonlardaki zorluklar,
  • Yetkilendirilmiş kurum eksikliği,
  • Bilgi güvenliği yatırım eksikliği.

 

Gerekli bütün yatırımlar yapıldığında dahi başlayan Dijital dönüşüm projelerinin %30 düzeyinde başarıya ulaştığı gerçeğini de göz önünde bulundurmak zorundayız. McKinsey’e göre projelerin başarıya ulaşma ihtimalleri %30, bu başarılı sonuçların sürdürülebilir olma ihtimali ise %16 olarak ifade ediliyor. Yani özetle her 100 dijital dönüşüm projesinden yaklaşık %5’i hayatına devam edebiliyor.

 

  • ÇALIŞTAY ARAŞTIRMA KONULARI
    1. Dijital Dönüşüm Kavramının Açıklanması

Dijital Dönüşüme dair tek bir tanım yapmanın ne kadar zor olduğunu, çalıştay süresince fark ettik. Katılımcılarımızın hemen hepsi kendi açılarından, kendi deneyimleriyle ve bulundukları yer ile ilgili farklı tanımlar yaptılar.  En doğru tanımı yazsak da bunun her işletme için tamamen aynı algılanmasının mümkün olamayacağını, her işletme için dijital dönüşüm sürecinin o işletmeye özel olacağını biliyoruz. O nedenle burada tek bir tanım yapmak yerine, atıf yapılan bilimsel makalelerde yer alan bazı tanımlara ve katılımcılarımızın kendi yaptıklarına yer vereceğiz.

  • Dijital dönüşüm, hem verimlilik odaklı süreç dijitalleşmesini hem de mevcut fiziksel ürünleri dijital yeteneklerle geliştirmeye odaklanan dijital inovasyonu kapsar. (Sabine Berghaus & Andrea Back)
  • Dijital dönüşüm, iş modellerinin, operasyonel süreçlerin ve müşteri deneyimlerinin değer yaratmasını sağlamak için dijital yetenekleri ve teknolojileri kullanan evrimsel bir süreçtir. (Resego Morakanyane)
  • Müşteri deneyimini geliştirmek, operasyonları düzene koymak veya yeni iş modelleri oluşturmak gibi operasyonlarda ve pazarlarda önemli iş iyileştirmelerini sağlamak için yeni dijital teknolojilerin kullanılması. (Paavola)
  • Dijital dönüşüm, dijital ekonomide daha rekabetçi olabilmek için en iyi müşteri deneyimini yaşatmak amaçlı; iş modeli, ürün ve hizmetlerde gelişen teknolojileri kullanarak inovasyon gerçekleştirecek şekilde; stratejik, veri odaklı, bütünsel, sürdürülebilir kültürel gelişim programıdır. (Volkan Türkyılmaz)
  • Dijital teknolojileri kullanarak; iş modellerini, iş süreçlerini, ürün ve hizmetlerini, kültürünü, müşteri deneyimini kökten dönüştüren evrimsel bir süreçtir. (Dr. Mehtap Battal)

 

  1. Paydaşlar

Dijital Dönüşüm sürecinde konunun muhatabı olan her özel ve tüzel kişilik paydaşları oluşturmaktadır. Paydaşları tespit ederken süreç içindeki faaliyet ve bu faaliyet sonrasında oluşan çıktılara kimin temas ettiğine bakılmıştır. Bu bölümde de yine Dijital dönüşüm sürecinin kurulması ve yönetilmesinde yer alan bilişim profesyonelleri açısından incelenmiştir. Bunlar Dijital dönüşüm kararı almış şirketin çalışanları, danışmanlık şirketi çalışanları, teknik hizmet ve donanım veren şirket çalışanlarıdır.

  1. FİRMA : Dijital dönüşüm için yatırım kararı almış şirket veya kurum.
  2. MÜŞTERİ : FİRMA’nın ürün ve hizmetlerini satın alan veya satın alma potansiyeli olan kişi veya şirketler.
  • TEDARİKÇİLER : FİRMA’nın teknik ürün veya hizmet aldığı tüm kişi veya şirketler.
  1. DANIŞMAN : Dijital dönüşüm projesinde FİRMA’ya danışmanlık veren kişi veya şirketler.
  2. DEVLET ve YETKİLİ KURUMLAR : Devlet Kurumları ve FİRMA’nın bağlı olduğu birlik, oda vb. kurumlar.
  3. ÜNİVERSİTELER

 

  1. Dijital Dönüşüm Projelerindeki Problemler

BiTekDer olarak öncelikle hedefimiz üyemiz veya üye adayımız olan bilişim profesyonellerinin dijital dönüşümdeki problemlerinin tanımlanmasıdır. Bu tanımları yaparken, konunun bütününü ilgilendiren problemlerden ayrı düşünmek, doğal olarak mümkün değildir. Bu nedenle raporun bütünün de mikro ve makro düzeyde değerlendirmelere yer verilmiştir. Bu bölümde ele aldığımız tüm problemler aslında bilişim profesyonelerinin genel problemlerinden çok da farklı değildir. Örneğin, BiTekDer YK Üyesi Bahar Küşat Erdem yönetiminde hazırlanan ve 4 Mart 2021 tarihinde yayınlanan Bilişim Sektöründe Olumsuz Çalışma Koşulları Çalıştay Raporunun 11,12,13 ve 14. sayfalarında yer alan şu konular da benzer niteliktedir:

  • Şirket içi konumlanma/konumlandırma,
  • Yönetimsel problemler,
  • Algısal problemler ve insan perspektifi

Bu raporda problemlerin Dijital Dönüşüm sürecinde nasıl şekil aldığını incelemekteyiz.

Buna göre problemleri aşağıdaki gruplar altında topladık:

  1. Çalıştayımızın konusu olan çalışanlara dair problemler
    • FİRMA çalışanlarının karşılaştığı problemler
    • DANIŞMAN şirket çalışanlarının karşılaştığı problemler
  2. Dijital dönüşüm programlarındaki genel problemler

 

Firma Çalışanlarının Karşılaştığı Problemler

  1. Liderlik Eksikliği

Her projede mutlaka etkin ve yetkin bir lider olmalıdır. Liderin vizyon ve hedefini belirleyememesi en önemli problemdir ve tüm çalışanlara sirayet eder. Geleceğin resmi bu aşamada çizilir ve en önemli problem burada başlar. Kararlı ve güçlü adım atmayan lider, BT ekibinin tüm planlarını altüst edebilir. BT çalışanları, liderin net kararı ile start alır. Hedef belirlenemez ise dijital dönüşüm yöntemi ve sürecin adımları havada kalır.

Dijital dönüşüm proje lideri,  meslek becerisine ve bilgisine, yüksek iletişim kabiliyetine ve organizasyon becerisine sahip olmalıdır. Doğru lider hem FİRMA sahibi ve/veya yönetim kurulunu hem de çalışanları motive edebilmelidir. Lider idareci gibi davranmamalıdır. Lider gerektiğinde sorumluluk alarak inisiyatif kullanmalı ve karar vermelidir. Liderin projeye inancı tam olmalıdır. Lider, dijital dönüşümü sadece teknik olarak değil psikolojik olarak da desteklemelidir.

  1. Organizasyondaki Hatalar ve Eksiklikler

Dijital dönüşüm kararı alan firmalarda BT, görev verilen bir departman olarak görülmemelidir. Dijital dönüşümde bilişim profesyoneli her şey değildir ama ilk şeydir. Projenin ilk aşamalarından itibaren strateji ve hedef belirleme toplantılarında mutlaka BT yöneticileri ilk günden yönlendirici olarak yer almalıdır. BT yöneticisinin içinde olmadığı bir karar teknolojik olarak uygulamaya koyulmak istendiğinde ön değerlendirmesi ve hazırlığı yapılmadığı için süreçler uzun zaman almakta, bu da kısa vadeli hedeflerin yerine getirilmesini zorlaştırmaktadır. Dijital dönüşüme başlamadan doğru organizasyon modeli olmayan FİRMA’larda dönüşüm sürecinde bu değişiklik yapılamamaktadır. Belli büyüklüğün üzerindeki FİRMA’larda yönetim ile BT ve diğer departmanlar arasında bir eksen kaymasının önüne geçmek için BT yönetişim danışmanı bulunmalıdır.

  1. Başarı Ölçümünün Eksikliği

Bilişim profesyonelleri için kendi alanlarında henüz genel geçer bir temel performans göstergesi (KPI) belirlenmemişken dijital dönüşüm gibi birçok kritere bağlı olan programlarda, programın geneline dair performans kriterleri kontrol edilse de genellikle BT ile ilgili doğru ölçüm yapılamamaktadır. BiTekDer olarak en kısa zamanda konuyla ilgili çalışmalar yapmayı planlamaktayız.

  1. Güven Eksikliği

FİRMA, DANIŞMAN ve çalışanlar arasında tam bir güven ortamı oluşturulması şarttır. Güven olmadan sadece kontrole dayalı proje süreçleri sekteye uğramakta, amaç kontrolü geçmek olduğunda projeler hedefinden sapmaktadır. Kontrol yerine delegasyon kültürü teşvik edilmelidir. Tüm paydaşlara bireysel çabadan çok iş birliğinin değeri anlatılmalıdır. Dirençler her zaman olacak, “Biz daha önce bu denemeleri yaptık, başarılı olamadık” şeklinde yorumlar yapılacaktır. Tüm organizasyonun dönüşüm programını benimsemesi gerekmektedir. Bunun için program başında kısa zamanda hızlı kazanımlar üretecek projeler gerçekleştirilmelidir.

  1. Stratejik Plan Eksikliği
    1. Süreçlerin tanımlanmaması

Tüm süreçlerin net bir şekilde ortaya konulmadığı, departmanların rol ve sorumluluklarının belirlenmediği, silolaşmanın önüne geçilmediği ve tüm departmanların iş birliği içinde çalışmadığı yapılarda, BT çalışanları ile yakın iş birliği yapılamaması sonucunda başarısızlıkların hedefine BT konulmamalıdır.

  1. Projeye ait yatırım büyüklüğünün baştan belirlenmemesi

Dijital Dönüşüm projelerinde en başta yapılması gereken doğru bütçe çalışması olmadığında, en önemli yatırımlardan biri olan insan kaynağı konusunda FİRMA yönetiminin ve yetersiz proje liderinin BT çalışanlarına proje devam ederken daha fazla yük verdiği gerçektir. Ayrıca teknolojik yatırım (donanım ve yazılım) planlaması aşamasında BT yöneticilerinin olmadığı projelerde bazen eksik ve ne yazık ki bazen de gereksiz yatırımlar yapılmaktadır.

  1. Silolaşma ve Proje Enflasyonu

Dijital dönüşüm sürecinde ilerleyen işletmelerde departmanlar arası iletişimde yaşanan problemler nedeniyle silolaşma ve bunun sonucunda da proje enflasyonu kavramları ortaya çıkmaktadır. Silolaşmada her departman kendi dijital dönüşüm hedefinin ortaya koyarken, bu hedeflere uygun olarak projeler ve projelere uygun teknolojik talepler yaratmaktadırlar. Üst hedefe uygun olmayan hatta bazen tamamen farklı olan hedefler BT için içinden çıkılmaz taleplere dönmektedir. Şirketlerin sahip olduğu en değerli bileşen veridir. Veri’nin bütünsel bir mimaride üretilmediği yapılarda ortak karar noktaları üretilemez.

  1. Kültürel Değişimin Sağlanamaması

Ünlü yönetim gurusu Peter Drucker’ın da söylediği gibi “şirket kültürü, stratejiyi kahvaltı diye yer”. FİRMA kültürel değişim için gerekli adımları atmadığında koyacağı strateji gün geçtikçe erimeye başlar. Öncelikle tüm çalışanlar, mutlaka dijital dönüşüm projesinin en başından itibaren içinde yer almalıdır. Tüm çalışanlara değişimi hissettirip, onları dönüşüme ortak etmeliyiz. Dijital dönüşüm, kültür dönüşümü olarak alınmalıdır, bunun için de kurumsal iş süreçlerine çapalama yapılması gerekir. Eğer bu gerçekleştirilmezse BT tarafından yapılacak her değişim, dönüşümü sindirememiş çalışanlar tarafından, gereksiz ve hatta kişisel olarak zararlı algılanacağı için baltalanacaktır. Bunun çok kolay olmadığının farkındayız. Özellikle kamu kurumlarında, kurumda bilişim alt yapısı yokken işe başlayan kişilere bugün dijital dönüşüm anlatmamız gerekmektedir.

  1. Yetersiz Danışmanlık

Aşağıdaki yetkinlikleri sahip olmayan DANIŞMAN’ların oluşturduğu problemler.

  1. İçerik yetkinlikleri
    • İş bilgisi
    • Çözümleme yeteneği
    • Anlama/anlamlandırma
    • Teknolojik bilgi
  2. Analitik yetkinlikler
    • Analiz becerisi
    • Proje yönetim becerisi
    • Stratejik düşünme becerisi
    • Sistematik düşünme becerisi
  • Süreç yetkinlikleri
    • Değişim yönetimi
    • Kolaylaştırma
    • Etkileme
    • Soru sorma
    • İlişki kurma
  1. Öz yetkinlikler
    • Davranışsal esneklik
    • Önyargılı olamama
    • Öz güven sahibi olma
    • Belirsizliğe hoşgörülü davranma

 

  • Danışmanlık Firması Çalışanlarının Karşılaştığı Problemler

 

  1. Yetersiz Alt Yapı
    1. Yetersiz İnsan Kaynağı

Dijital dönüşüm kararı FİRMA’lar tarafından her zaman yeterli irdelenmediği (rakip firmalar taklit edildiği) için başlangıçta FİRMA çalışanlarını dijital dönüşüme hazırlama görevi de DANIŞMAN çalışanlarına düşmektedir. DANIŞMAN çalışanları sadece dijital dönüşüm değil bazı durumlarda psikolojik danışmanlık da vermektedirler.

  1. Yetersiz Teknoloji

Henüz dijitalleşme süreçlerini tamamlayamamış FİRMA’larda teknoloji (donanım ve yazılım) eksikliğin nedeniyle oluşan problemler.

  1. Stratejik Plan Eksikliği
    1. ROI (Yatırımın Geri Dönüşü) Hesaplamadan yapılan planlama.

Çok sayıda projede olduğu gibi dijital dönüşüm projelerinde de ROI hesaplamadan başlandığı durumda sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. Müşteri aldığı hizmet karşılığında sağlayacağı faydayı peşinen bilmezse, proje kapanışında danışman firma bu işi başaramamış gibi bir intiba ortaya çıkmaktadır.

  1. Müşterinin stratejisi, ihtiyaçlarının net olmaması.

Müşterinin dönüşüme uygun bir kurum kültürü olmaması danışman firmaların işini ilerletmesinde en büyük engellerden biridir. Şimdiye kadar hiç vizyon ve strateji çalışması yapmamış bir şirkette dijital dönüşüm yol haritası oluşturmak çok güçtür.

  1. Standart Çerçeveler (Framework) Kullanılamıyor Olması ve Küresel Standartların Net Olmaması:

Dijital dönüşümü gerçekleştirmek için çerçeveler (framework) kullanılmaktadır. Dünyada kabul görmüş 10’a yakın dijital dönüşüm çerçevesi bulunmaktadır ancak hepsini kapsayan genel bir çerçeveye ulaşılmamıştır. Çerçevelerin 360 derece uygulanabilir seviyeye gelmesine kadar geçen sürede mevcut yapılarda yapılan tasarımlar bu engellerden biridir.

  1. Emsal Projelerin Yapılmamış Olması / En İyi Pratiklerin (Best Practice ) Olmaması

Dijital dönüşüm kavramı son zamanlarda sık kullanılıyor olsa da çok fazla uygulanmış şirket bulunmamaktadır. Başarılı dijital dönüşüm örneklerini vaka çalışması olarak kabul edecek referans proje sayısı çok azdır. Çeşitli sektörlere özel birkaç dönüşüm projesi dışında genel çok sayıda sektörde örnek proje bulunmamaktadır.

  1. Program ve Portföy Odaklı Değil, Sadece Proje Yönetim Odaklı Bakış

Dijital dönüşüm proje yönetiminden ziyade bir program&portföy yönetim sürecidir. Danışman firmaların projelerde istihdam etmek üzere görevlendirdiği teknik uzmanların çoğu proje yönetimi altyapısıyla tecrübelenmiştir. Portföy yönetimi stratejik bakış açısına sahip uzun vadeli planlama yapmayı hedefleyen bir disiplindir. Proje yönetimi operasyonel portföy yönetiminden gelen kısa vadeli planlanmış işlerin yapılmasıdır. Bu nedenle dijital dönüşümde hedef kısa vadeli projeyi yönetmek değil uzun vadeli planları stratejik bakış açısıyla yönetmek olmalıdır.

  1. Rekabette Öne Çıkmak Adına Yüzeysel Konseptler ile Müşteri Tatmini Oluşturulması

Özellikle satış esnasında, dijital dönüşüm konuşulurken müşterinin bambaşka bir dünyaya kısa sürede dönüşeceği hissi uyandırılır. Halbuki 3-5 senelik bir dönüşüm programı ve sonrasında sürekli dönüşüm programı yaşayacakları peşinen bilmeleri gerekir. Son yıllarda en çok karşılaşılan durum; dönüşüm konsepti tasarlayan danışman firmaların 30-50 günlük bir paketle dönüşüm teklifleri sunmalarıdır. Bu durum neticesinde projeleri devreye alma konusunda müşteriler yalnız kalmaktadır. Bu nedenle proje tamamlanmış olsa bile müşteri beklentisini karşılayamadığı için danışman firma ile çekişmeler ortaya çıkmaktadır.

  1. Eğitim, Danışmanlık ve Yönder (Mentor) Eksikliği

DANIŞMAN tarafından çalışanlarına kazandırılması gereken aşağıdaki eksikliklere dair eğitim, danışmanlık ve yönderlik verilmemesi

  1. İçerik yetkinlikleri
    • İş bilgisi eksikliği
    • Çözümleme yeteneği eksikliği
    • Anlama/anlamlandırma eksikliği
    • Teknolojik bilgi eksikliği
  2. Analitik yetkinlikler
    • Analiz eksikliği
    • Proje yönetim becerisi eksikliği
    • Stratejik düşünme eksikliği
    • Sistematik düşünme becerisi eksikliği
  • Süreç yetkinlikleri
    • Değişim yönetimi bilmeme
    • Kolaylaştırma için çalışmama
    • Etkileme bilgisi eksikliği
    • Soru sorma eksikliği
    • İlişki kurma eksikliği
  1. Öz yetkinlikler
    • Davranışsal esneklik olmaması
    • Önyargılı olma
    • Öz güven sahibi olmama
    • Belirsizliğe hoşgörü göstermeme
  2. Güven Eksikliği

FİRMA, DANIŞMAN ve çalışanlar arasında tam bir güven oluşturulması şarttır. Güven eksikliğinin bulunduğu projelerde DANIŞMAN çalışanları FİRMA çalışanlarından yeterli desteği alamadıkları için proje süreci uzamaktadır.

 

  • DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE YAŞANAN GENEL PROBLEMLER

 

  1. FİRMA’ların neden dönüşmesi gerektiğini bilmemesi,
  2. FİRMA’ların neyi dönüştüreceğini bilmemesi,
  3. FİRMA’ların nasıl dönüştüreceğini bilmemesi,
  4. Yatırım maliyetinin yüksekliği ve geri dönüşünün net kriterlere konulamaması,
  5. Çalışan / Danışman yetersizliği,
  6. Ülke ve FİRMA teknolojik alt yapısının yetersizliği,
  7. Dijital dönüşüm konusunda farkındalık seviyesinin düşük olması (dijital dönüşümün önemi hakkında doğru ve yeterli bilgiye sahip olunmaması),
  8. FİRMA’nın dönüşüm strateji ve hedeflerini hazırlamak için yetkinliğinin olmaması,
  9. Tüm paydaşların ortak olarak anlayabileceği teknolojik bir dil ve sözlüğün olmayışı, bu nedenle kavramların anlaşılamaması,
  10. Dijital teknoloji oluşturulması ve herhangi bir kurum veya kuruluşun dijital dönüşüm yapabilmesi için teşvik mekanizmalarının yetersizliği,
  11. Yerli teknoloji sağlayıcı sayısının sınırlı olması,
  12. Dijital dönüşümün iş gücünü azaltacağı yönündeki kamuoyunda oluşan yargının olumsuz etkileri,
  13. Bütünsel bir dijital dönüşümün parçası olan programların dijital dönüşümün tamamı gibi sunulması.
  • DEĞERLENDİRMELER

 

Dijital dönüşüm sürecinde bilişim profesyonellerinin karşılaştığı problemlerin genel problemlerdan tamamen ayrı değerlendirilmesi mümkün değildir. Genel problemler, proje boyutuna indiklerinde bilişim profesyonellerinin problemleri haline gelmektedirler. Bilgi, stratejik bakış açısı, liderlik, eğitim ve tüm bunların farkında olmak yani farkındalık dijital dönüşüm sürecinde hem FİRMA’ların, hem DANIŞMAN’ların hem de tüm bilişim profesyonelerinin ihtiyaçlarının başında gelmektedir. Farkındalığı olmayan birinin eğitim alması, eğitimi olmayan birinin bilgi sahibi olması, bilgisi olmayan birinin strateji oluşturması mümkün olmadığı için sürecin başlaması veya devam etmesi olası görünmemektedir.

 

Sonuç ve Öneriler

Dijital dönüşümle ilgili yapacağımız çözüm önerileri bilişim profesyonelleri ile ilgili görünse de aslında bütüne ait problemlerin çözümü de aynıdır. Bütünsel olarak bakarak tüm paydaşların çözümlere katkılarını paydaşlar bazında yazabiliriz.

Dijital dönüşüme başlayan, başlama kararı alan veya henüz karar dahi almamış işletmelerin başlangıç danışmanlığından dijitalleşmeye, teknik alt yapıdan yazılımlara, tüm süreçleri ve alternatifleri görüp inceleyebileceği, tüm paydaşlarını olduğu bağımsız bir platform oluşturmak ön gerekliliklerden biridir.

 

  • ALINMASI GEREKEN AKSİYONLAR

 

Üniversiteler

Dijital dönüşüme ait sertifikasyon eğitimlerinin düzenlenmesi ve farkındalık yaratılması,

Dijital dönüşüm konularının ders olarak eğitim programlarına eklenmesi,

İş hayatında teknik eğitim kadar önemli olan ince becerilere (soft-skill)  ait eğitimlerin de programlarda bulundurulması,

Sanayi Odaları, Ticaret Odaları ve Oda Birlikleri

Sektörel bazlı Dijital dönüşüm farkındalık toplantılarının düzenlenmesi (özellikle KOBİ’lerin üzerinde durulması gerekmektedir),

Bilişim STK’ları

Üyelerinin dijital dönüşüm programlarının yapılmasına destek olmak amacıyla sertifikasyon konusunda üniversitelerle, finans konusunda bankalarla iş birliği yapılması,

Gelişen ve büyüyen dijital dönüşüm pazarının öneminin anlatılması,

Bilişim Basını

Farkındalık toplantılarının, seminerlerinin, yurt içi ve yurt dışı başarı hikayelerinin haber yapılması,

KOSGEB, Kalkınma Ajansları

Dijital dönüşüm ile ilgili destek, hibe ve teşvik programlarının geliştirilmesi,

Kamu

Kamu, üniversite, Bilişim STK’larının iş birliğinin koordine edilmesi,

  1. C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi

Türkiye’nin dijital dönüşümü için kurum tarafından yapılan tüm çalışmaları, takdir ile karşılıyoruz. Devlet içinde dijitala dönüşüme verilen önemin de farkındayız, aynı önemi tüm alanlara yayabilmek için Kurumun önderliğinde Bilişim STK ve Üniversite temsilcilerinin içinde olduğu bir danışma kurulu ile çalışılmasını talep ediyoruz.

  1. Strateji Bütçe Başkanlığı

Başkanlık tarafından Bilişim sektörü için hazırlanan özel ihtisas raporu oluşturulurken sahayı en iyi bilenler olarak Bilişim STK temsilcilerinin desteği alınmalıdır.

Çalışmamızı yaparken karşılaştığımız en önemli problemlerdan biri dijital dönüşüme temel olacak sektörel istatistiki bilgilerin yetersizliğiydi. Üniversite, dernek ve sanayi odaları tarafından hazırlanan raporlar tek boyutlu ve dar alanda yapılmış oldukları için genel bakışı göstermemektedirler. Bu nedenle kapsamlı istatistiki raporlara ihtiyaç vardır. Dijital dönüşümde bilişim sektörünün ve bilişim çalışanlarının önemi ortadadır. Dijital dönüşüm için hedefler belirlenirken kullanılmak üzere bilişim sektörü çalışanlarına dair bir envanteri oluşturulmalıdır. Bu envanter eğitimle ilgili hedefleri de ektileyecektir. Bu günlerde en çok konuştuğumuz konulardan olan “beyin göçünü tersine çevirmek” için elimizden geleni yapmalıyız ama bunun kadar önemli başka bir konu gidenlerin yerini hızlı  şekilde nasıl dolduracağımızı da bulmamızdır. Bunu yapabilmek için detaylı bütünsel eğitim planlarının yapılması gerekmektedir.

FİRMA

  • Stratejik planın hazırlanması,
  • Dijital dönüşüm için kaynak ayrılması,
  • Çalışanların eğitimi,

DANIŞMAN Firma ve Danışmanlar

  • Yetkinliklerini artırılması,
  • Çalışanlarını eğitilmesi,
  • İyi uygulama örneklerini takip edilmesi,
  • Sektöre özel pazar ve teknoloji trendlerine hâkim olunması.

 

Çalıştaya Davet Edilen Katılımcılar

 

Ahmet Duru / Toyota Tsusho Europe / SA ERP Grup Lideri

Ahmet Sedat Yolbol / Bizdata Bilişim Yazılım / Proje Yöneticisi

Bahadır Savacı / İskefe Holding / Bilgi Sistemleri Yöneticisi

Baran Korukluoğlu / Netaş / Yön. Hiz. ve Siber Güv. Hizmetleri Direktörü

Berfin Seydan / Referans Arge Pro.Yön.Dan / Dijital Dönüşüm Stratejisti

Burak Bektaş / H&M / BT İş Geliştirme Yöneticisi

Burak Zobi / Vanderlande / Süreç Geliştirme Müdürü

İsmail Hakkı Şahin / Tum İçtur Yönetim / BT Müdürü

Kerem İlker Şenay / İstanbul Ticaret Odası / Sistem ve Network Bir. Yön.

Kerim Cantürk / Defacto / Dijital İnovasyon Mimarı

Dr. Mehtap Battal / Digital Group Partners / Kurucu Ortak- BAU Öğr. Gör.

Mert Çelen / Monotis Yazılım Danışmanlık / SAP Çöz. Mim. Kurucu Ortak

Dr. Murat Levent Demircan / Galatasaray Üniversitesi / Öğretim Üyesi

Mustafa Ulus / Fibabanka / Ar-Ge ve İnovasyon Ofisi Birim Yöneticisi

Rüştü Arseven / TÜBİDER Bilişim Sektör Derneği / Başkan

Şeyma Soukbaş / İstanbul Ticaret Odası / Yazılım Birimi – Uzman

Turgut Çilingir / ICS Teknoloji / CTO

Volkan Türkyılmaz / NK Teknoloji Çözümleri / Kurucu Ortak

Dr. Yenal Arslan / Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı

Olumsuz Çalışma Koşullarını Olumluya Çevirmek Paneli

BiTekDer üyelerimizin paylaştığı, bilişim profesyonellerinin çalışma hayatında karşılaştığı problemlere dair düzenlediğimiz çalıştaylardan ilkini tamamladık.
BiTekDer YK başkanımız Murat Goce‘nin açılış konuşmasını, YK üyesi ve çalıştay yöneticimiz Bahar Küşat Erdem’in moderatörlüğünü yapacağı, Olumsuz Çalışma Koşullarını Olumluya Çevirmek Panelimize bekliyoruz. 2 Nisan 2021 Cuma / 14:00 -15:30
Kayıt : Panel.BiTekDer.org.tr

Panelistlerimiz ve Çalıştay Üyelerimiz:
Elif AlptürkErtug AlanFigen ÖzmenGünnur AktorosJülide MarangozKübra YılmazNihat KabadayıÖmer GüçlüSadi ABALITurgut CILINGIR

BiTekDer Yönetim Kurulu Üyelerimiz : Adem TurkmenogluEmrah BayarçelikG. Basak BerkBerfin SEYDANÇağlar YılmazEngin IşıkErdinç CankarErsin InankulEthem TopgülMustafa MeralOkan OZKANSinan YetisgenTuncay Işık

Olumsuz Çalışma Koşulları Çalıştay Raporuna https://lnkd.in/dY-iwtP adresinden ulaşabilirsiniz.

Üyelerle 2.toplantımızı gerçekleştirdik

5 aylık çalışmalar hakkında bilgi verildi.

Bursa ve Trabzon yapılanmaları konuşuldu.

Bundan sonra her Salı akşamı yapılacak toplantılarda Yönetim Kurulundan üyelerin katılımı talep edildi.

Eğitimlere ağırlık verilecek.

 

 

BİLİŞİM SEKTÖRÜNDE OLUMSUZ ÇALIŞMA KOŞULLARI ÇALIŞTAY RAPORU

  1. Bilgi Teknolojileri Derneği – BiTekDer

Bilişim Profesyonellerinden oluşan dernek; üyelerinin eğitimi, kişisel gelişimleri ve kariyer yolculuklarında hedefledikleri pozisyonlara ulaşabilmeleri konularını öncelikleri arasına alarak, daha yetenekli, daha çevik ve dijital dönüşümün lideri olan ekiplerin yaratılması ile ülke menfaatlerine de hizmet edecek dayanışmayı sağlamak üzere kurulmuştur.

BiTekDer Amacını aşağıdaki gibi açıklamıştır:

“Derneğimizin amacı, ülke ve sektörümüze fayda sağlamak için üyeleri arasında dayanışma sağlamak ve üyelerini geliştirmektir. Bilişime dokunan herkesin derneği olmayı hedefleyen BiTekDer; üyeleri için çalışacak, nihai hedef ülke menfaatleri olsa da bu hedefe ulaşmayı, üyelerini eğiterek, onları geliştirerek, kariyerlerine yardımcı olarak ve daha yetenekli ekiplere sahip olmasını sağlayarak yapmayı  planlamaktadır. Kaldıraç gücünü, üyeleri arasındaki her konuda dayanışma sağlayarak elde etmektedir. Türkiye Bilişim Sektörü’nün gelişmesi için seçtiğimiz yol budur.

  1. BiTekDer Çalıştay Faaliyet Planlaması 2021

1 Ekim 2020 tarihinde faaliyetine başlayan Bilgi Teknoloji Derneği- BiTekDer, bilişim sektörü profesyonellerinin ihtiyaçlarını ve çözüm bekleyen alanları doğru belirlemek için 2020 yılı Kasım ayında bir anket düzenledi. Anket sonuçlarını içeren raporun özeti aşağıdaki gibidir.

Bilişim Sektörünün ve Çalışanlarının Sorunları:

Bilgi Teknolojileri Derneği (BiTekDer) tarafından bilişim sektörünün ve çalışanlarının sorunlarının belirlenmesi amacıyla düzenlenen anket çalışmasının sonuçları 20. Bilişim Zirvesi’nde açıklandı.

Nitelikli personel eksikliği, Bilgi Teknolojileri departmanlarının yaşadığı problemler ve çalışma koşullarının zorluğu, bütçe kısıtlaması, eğitim eksikliği gibi konular ön plana çıktı. BiTekDer, tüm sorunları ele almak üzere farklı çalışma grupları oluşturmaya başladı.

Bilgi Teknolojileri Derneği (BiTekDer), kısa bir süre önce kurulmasına rağmen çalışmalarına hızlı başladı. Bilişim Zirvesi’20 kapsamında düzenlenen “BiTekDer Yönetim Kurulu Üyeleri ile Sürdürülebilir Dijitalleşme” panelinde, sektör sorunları ile ilgili düzenlenen anketin sonuçları açıklanırken, önümüzdeki dönemde yapılacak çalışmalar hakkında da bilgi verildi.

GOSB Teknoloji Müdürü Engin Işık’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panele konuşmacı olarak Türk Eğitim Vakfı (TEV) BT Müdürü Mustafa Meral, İstanbul Ticaret Odası (İTO) CIO’su Ethem Topgül, Olgun Çelik BT Müdürü Başak Berk ve Mobisis Satış Müdürü Bahar Küşat Erdem katıldılar.

İşletmelerin nerdeyse tüm süreçlerinin hızla dijital ortamlara taşındığı ve bilişim teknolojilerinin etkin kullanımının rekabet açısından büyük öneme sahip olduğunun altını çizen Engin Işık, “Günümüzde dijitalleşme için ihtiyaç duyulan tüm altyapı bileşenlerine yatırım yapmak, bir başka deyişle sermaye bağlamak ve çok sayıda kritik bileşenleri işletecek, yönetecek uzmanlık düzeyinde personel bulmak ve tutmak her geçen gün giderek zorlaşmaktadır.

Bizler de bu doğrultuda bildiklerimizi paylaşmak ve meslektaşlarımızın ihtiyaçlarını doğru analiz ederek çözüm üretebilmek adına BiTekDer çatısı altında yeni bir oluşuma adım attık. Oluşum kapsamımızda ilk adımımız meslektaşlarımızın taleplerini anlayacak bir anket düzenlemek oldu. Anket çıktılarına göre derneğimizde yer alan her bir YK üyemiz bir sorunu göğüsleyerek o konuyla ilgili çalıştaylar yaparak bu konunun raportörlüğünü üstlenip, bu doğrultuda bir aksiyon planı belirledi.

BiTekDer tarafından düzenlenen anketin sonuçları ile ilgili bilgi veren Başak Berk, şunları kaydetti:

“BiTekDer olarak ilk önce sektör sorunlarını tespit etmeyi hedefledik. Bunun için de üyelerimize sektörümüzdeki en önemli üç problem nedir? sorusunu yönelterek bir anket çalışması gerçekleştirdik. Buradaki hedefimiz, en çok belirtilen sektör sorunlarını belirleyerek her soruna gönüllü bir YK üyesini atamak ve YK üyesinin liderliğinde bu sorunlara çözümler aramaktı. Geldiğimiz noktada ise üyelerimizin de anketimize en az bizim gibi önem verdiğini ve gerekli ilgiyi gösterdiğini söyleyebilirim. Gelen cevapları düzenlediğimizde toplamda irili ufaklı 271 adet sektör sorunu dile getirildiğini görüyoruz. Başlangıç noktası için güzel bir rakam elde ettik. Bu sorunların en fazla tekrarlayanlarını 10 adet ana grup altında topladık. Daha mikro anlamda baktığımızda ise bu ana başlıkların altında alt grup elde ettik. Şu an her ana grubumuzun altında en az 5 alt başlığımız bulunuyor. Bu şekilde çalışma gruplarına daha rahat bir çalışma ortamı sağlamış olacağız. Başlangıç noktalarını belirlerken alt gruplardan da faydalanabilecekler.”

  • Bilişim sektörünün ve çalışanlarının sorunları:
  • Ankete verilen yanıtlara bakıldığında en yüksek oranda belirtilen sorun yüzde 14.4 ile nitelikli personel eksikliği oldu. Bu sorun başta panelimizin konusu olan sürdürülebilir dijitalleşme olmak üzere birçok noktada bizi oldukça zorlayan bir sorun.
  • Yüzde 7,4 lük bir oran ile önemli konulardan biri de BT departmanlarının yaşadıkları problemler olarak belirtildi. Bu kapsamda ise belirsiz iş tanımları, hala destek birimi olarak görülmek, vizyon eksikliği ve fonksiyonlarının anlaşılmaması gibi alt başlıklar mevcut.
  • Dijitalleşme ve sürdürülebilir kılınması konusunda çok önemli bir rol oynayan bütçe ile ilgili de kısıta takıldığını belirten yüzde 7’lik bir oranımız mevcut. Teknolojinin limitlerinin hayal gücümüz ile sınırlı olduğu bu ortamda, bütçe kısıtları bizi fayda maliyet analizlerine, detaylı fizibilite raporlarına yöneltiyor. Her sene belirli oranda yatırım bütçesine sahip olmalıyız ki bizden beklenen, talep edilen teknolojik hamleleri gerçekleştirelim.
  • Ankete katılan üyelerimizin yüzde 6,6’sı ise eğitim eksikliklerinin önemli bir sorun olduğunu düşünüyor.

Anket sonuçlarına göre diğer sorunlar ise şöyle sıralanıyor:

  • Millileşme hareketindeki eksiklikler.
  • Olumsuz çalışma koşulları, (Düşük ücret skalası, çalışanların yaptıkları işlere göre yıpranma paylarının olmaması, iş sınıfı derecelendirmesinin olmaması, çalışma saatleri vb. haklarının savunulması, esnek çalışma olmaması, yoğun çalışma saatleri ve ücretle takdir edilmemesi.
  • İş birliği ve paylaşım platformu eksikliği.
  • Dijital dönüşümde karşılaşılan problemler.
  • Yetkilendirilmiş kurum eksikliği.
  • Regülasyonlardaki zorluklar.
  1.  Olumsuz Çalışma Koşulları Çalıştayı

Raporun yayınlanmasının hemen ardından toplanan BiTekDer Yönetim Kurulu üyeleri, anket sonucuna göre belirlenmiş olan 10 başlığı detaylı olarak ele almak, sorunların tam tespiti ve çözüm önerileri üzerine çalışmak konusunda bir proje planı oluşturmuşlardır.

Yönetim Kurulu üyeleri ile konular birebir eşleştirilmiş ve BiTekDer üyelerinden oluşturacakları özel Çalıştay Komisyonları ile çalışmalar başlatılmıştır.

Bilişim Sektörünün ve Çalışanlarının Sorunları konulu raporunun önemli gündem maddelerinden biri olan “Olumsuz Çalışma Koşulları” BiTekDer üyesi Bilişim Profesyonellerinin %7’sinin işaret ettiği konudur. Yönetim Kurulu Üyelerinden Bahar Küşat Erdem tarafından ele alınan “Olumsuz Çalışma Koşulları” konu başlığı, kendisinin oluşturmuş olduğu komisyon ile birlikte gerçekleştirdiği çalıştaylarda ele alınmak üzere projelendirilmiştir.

 

  • Çalıştay Komisyon Üyeleri

“Olumsuz Çalışma Koşulları” oluşturulmuş olan komisyon BiTekDer üyeleri arasından seçilmiştir. Komisyonun oluşturulmasında dikkat edilen önemli kriterler;

  • Bilişim sektörünün farklı alanlarında -çalışan, yönetici, danışman, iş geliştirme, satış, insan kaynakları, eğitim…vb- çalışmakta olmak,
  • Sektördeki çalışma yılının yeni iş hayatına atılmış ve uzun yıllardır sektöre hizmet verenler dahil olmak üzere farklı yıl tecrübelerine sahip olmak,
  • Farklı şirket ve birimlerde çalışıyor olmak,
  • Kadın ve erkek dağılımının dengede olmasıdır.

“Olumsuz Çalışma Koşulları” Çalıştayı Komisyon Üyelerini alfabetik sıra ile aşağıda bulabilirsiniz;

Bahar KÜŞAT ERDEM, BiTekDer Yönetim Kurulu Üyesi ve Mobisis Kurumsal İletişim Direktörü

1994 yılından bu yana iş hayatında olan Bahar Küşat Erdem, 20 senedir Bilişim Sektöründe Sistem Entegratörü, Bulut Servisler, Kurumsal Mobilite ve Yazılım alanındaki çalışmış olduğu şirketlerde  yönetici olarak görev yapmıştır. Mobisis A.Ş. Kurumsal İletişim Direktörü olarak görev yapmakta olan Bahar Küşat Erdem bilişim sektörüne hizmet vermiş olan Cresga Organizasyon şirketini kurarak geçmişte kendi şirketini de yönetmiştir. Bilişim Sektöründe güçlü bir networke sahiptir. Bilgi Teknolojileri Derneği’nde Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapan Bahar Küşat Erdem, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler ve Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunudur.

Elif ALPTÜRK, Danışman

Profesyonel hayatına 1995 yılında hızlı tüketim alanında başlayan Elif Alptürk, uzun yıllar gıda ve moda perakendeciliği üzerinde çalıştı. Çeşitli pozisyonlarda; toptan ve perakende satış örgütleri kurma ve yönetme, ürün yönetimi ve CRM alanlarında başarılı bir kariyer deneyimi yaşadı. 2009 yılında kadrolu kariyer hayatına son vermiş; kurumsal eğitim ve danışmanlık yönelmiştir. “Satış Yönetimi ve İlişki Yönetimi”konularına odaklanan Elif Alptürk, “İş Geliştirme Projeleri, Gelişim Programları, Değerlendirme Merkezi Uygulamaları” gibi hizmetler sunmaktadır.

Ertuğ ALAN, Volvo Group Türkiye IT Müdürü

2005 yılında FMV Işık Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun oldu. İş hayatına Ores Tanıtım Sistemleri’nde başlayan Ertuğ Alan, bu dönemde yüksek lisans eğitimini Bilgi Üniversitesi MBA programında tamamladı. 2010 yılında gelişmekte olan turizm sektöründe Hyatt zincir otellerinden Grand Hyatt Istanbul ve Park Hyatt İstanbul’un IT Müdürü görevini devraldı. 2014 yılında Vera Grup Holding’in Grup IT Müdürlüğü görevine geçerek turizm ve bağlı sektörlerinde çok lokasyonlu yapıların bulut altyapılarında birleştirilmesi üzerine projeler gerçekleştirmişti. IT departmanlarının ve altyapılarının oluşturulması konularının yanı sıra proje yönetimi, ISO 27001, imalat iş süreçleri, lojistik sistemlerinin analizleri ve programlanması gibi alanlarda yurtiçi ve yurtdışında yönetim danışmanlığı yapmıştır. 2017 yılı itibarı Volvo Group’ bünyesindeki otomotiv ve finans sektörü üyesi firmalarının Türkiye IT Müdürü görevini yürütmektedir.

Figen ÖZMEN, AvivaSA Emeklilik ve Hayat IT İş Çözümleri Grup Müdürü

Marmara Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme bölümünden mezun oldu. Ulusoy Holding’te Analist Programcı olarak 1997de iş hayatına başlayan Figen Özmen, 1999-2002 yılları arasında İktisat Bankası’nda Analist olarak görev yaptı. 2003 yılında AvivaSA Hayat ve Emeklilik’te sırasıyla Sistem Analisti, Proje Yöneticisi ve Sistem Analiz Müdürü görevlerini yürüttü. 2007 yılında Bireysel Emeklilik sektörünün en büyük birleşmesi olan Aviva ve Ak Emeklilik şirket birleşmesinde IT program yönetimini üstlendi. 2015 yılına kadar stratejik IT projelerinin program yönetimi ve sistem analiz ekiplerinin müdürlüğünü devam ettirdi. 2016 yılında Proje Yönetim Ofisi’ni kurdu ve yaklaşık 2 yıl Proje Yönetim Ofisi Grup Müdürlüğünü üstlendi. 2018 yılı başında AvivaSA IT ekibinin verimliliğinin arttırılması amacıyla tasarlanan müşteri odaklı yalın dönüşüm programının hayata geçirilmesi çalışmalarında bulundu. Son olarak; 2018 Nisan ayından bugüne IT Talep ve Yol Haritası, Portföy Yönetimi ve İş ve Sistem Analizi fonksiyonlarından sorumlu olarak İş Çözümleri Grup Müdürü görevini yürütmektedir.

Günnur AKTOROS, Talentra Kurucusu ve Yönetim Kurulu Üyesi,

ODTÜ İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Kariyerine Akbank’ta yazılım geliştirme uzmanı olarak başladı ve Yapı Kredi Teknoloji’ye (Bilpa) geçti. YKB, Superonline,  Turk.Net, iLab Holding gibi şirketlerde Yazılım Geliştirme Müdürü, BT Departman Direktörü, Kurumsal Hizmetler Direktörü ve Genel Müdür gibi çeşitli görevlerde deneyim kazandı. İLab Holding’e girişimci proje götürerek katıldığı 2000’li yıllarda ilk B2B Pazarları olan ChemOrbis ve SteelOrbis’in kurulmasına öncülük etti. 2003 yılında Cenevre’de Birleşmiş Milletler 2. Kadın Girişimci Forumu’na kadın girişimci ödülü adaylarından biri olarak katıldı. 2004 yılında Bilişim sektörü Yetenek İşe Alım Danışmanlığı amacı ile İnproda’yı kurarak Türkiye’de IBM, HP, SAP, Turkcell, Akbank, Garanti Bankası gibi kurumların, yurtdışında Microsoft-İrlanda’nın teknoloji alanındaki İşe Alımlarını yönetti. 2012 yılında Talentra’yı kurdu. Lokasyon bağımsız çalışan 35 İşe Alım Danışmanın yer aldığı ve İşe Alımında Tübitak destekli Yapay Zeka uygulama platformunun geliştirildiği Talentra’nın üst düzey yöneticiliğini yürütmektedir.

Jülide MARANGOZ, Teleperformance Türkiye İş Geliştirme ve Satış Direktörü,

BTHaber yazarlarından Jülide Marangoz, profesyonel iş yaşamına Teleperformance Türkiye İş Geliştirme Direktörü olarak devam etmektedir. Çağrı Merkezi sektöründe operasyon yöneticiliğinden, satış ve müşteri deneyimi yöneticiliği gibi çeşitli yöneticilik pozisyonlarında 20 yıllık deneyime sahiptir. Müşteri deneyimi geliştirme danışmanı ve ICF onaylı profesyonel koçtur. Görev aldığı şirketlerde; e-ticaret, perakende, finans, otomotiv, sigortacılık, sağlık, telekomünikasyon, tekstil üretim gibi sektörlerle yakın çalışmış müşteri deneyimi, teknoloji, süreç ve otomasyon konularında çalışmalar yapmıştır. Medipol Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisans ‘Çalışan Memnuniyetinin Müşteri Memnuniyetine Yansıması’ konusunda tez aşamasındadır. Ege Üniversitesi Bilgisayar Yazılım ve Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümlerini bitirmiştir.

Kübra YILMAZ, Siemens Finansal Kiralama IT Uzmanı

İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği mezunu. 5 senedir sektörde. 4 buçuk sene Turkcell’de Video Servis Mühendisi olarak çalıştı. 2 aydır Siemens Finansal Kiralama şirketinde IT Uzmanı olarak çalışmaktadır.

Nihat KABADAYI, D-Smart Bilgi Güvenliği

1998 IT Uzay Mühendisliğinden mezun oldu. Okul yıllarında Mikro yazılımevinde yazılımcı olarak IT seötrüne giriş yaptı. 1996 Yılında Yorum Publicis de IT nin her alanında görev alarak 2000 Yılında IT müdürü olarak ayrılarak IT alanındaki kariyer yolculuğuna başladı. Reklam Mağazacılık, enerji, savunma sanaayi ,sağlık sektörüleri başta olmak üzere 9 farklı sektörde IT yöneticiliği yaptı. 25 yıla yaklaşan kariyerinde bilgi güvenliğini odak alarak, yenilikçi ve sürdürülebilir bilişim projelerini hayata geçirdi. 27001, bilgi güvenliği, IT İş süreçlerinin yönetimi ve IT bölümünün yeniden yapılandırılması gibi konularda tecrübelidir.

 

Ömer Üner GÜÇLÜ, IGA Havalimanlarında Entegrasyon Müdürü

Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği ve Boğaziçi Üniversitesinden yüksek lisans dereceleri bulunan Ömer Üner Güçlü mezuniyet sonrası 1987 yılında katıldığı IT sektöründeyazılım geliştirme, proje yönetimi, çeşitli seviyelerde yöneticilik yapmıştır. Havacılık, pazarlama, satış, e-ticaret, bankacılık ve sigortacılık gibi çeşitli sektörlerde görev aldığı projelerden tecrübe sahibidir.

Sadi ABALI, Premier DC Veri Merkezi ve Sadece Hosting Yönetim Kurulu Danışmanı

Sadi Abalı, 1982 den beri sektörde Siemens Nixdorf ve Siemens Business Services şirketlerinde direktörlük seviyesinde 15 sene yöneticilik yaptıktan sonra, France Telekom’un şirketlerinden biri olan Orange Business Services’in 11 Sene ülke müdürlüğünü yaptı, sonra Finansbank ve Cybersoftun ortaklığı olan eFinans’ın genel müdürlüğü ve Radore Veri Merkezi’nin genel müdürlüğü görevlerinde bulundu. 2019 Haziran’da Radore genel müdürlüğü görevinden de ayrılarak Chestra Consulting danışmanlık şirketini kurdu. Halen şirketlerin dijital dönüşümü ve aynı zamanda da BT şirketlerinin kendi dijital dönüşümü, ürün yönetimi ve süreç yönetimi, konularında danışmanlık vermekte ve İletişim Yazılım Şirketi’nin yönetim kurulu üyeliği, Premier DC Veri Merkezi ve Sadece Hosting şirketlerinin yönetim kurulu danışmanlığı görevlerini sürdürmektedir.

Turgut ÇİLİNGİR, ICS Teknoloji, CTO

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünden Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerini tamamlamıştır. Yaklaşık 25 yıllık Bilgi Teknolojileri sektöründe edindiği tecrübe ve yetkinlikleri çalıştığı kurumlara aktarırken son teknolojiyi kullandırarak verimli projeler üretmeyi ilke edinerek geçirmiştir. Görev aldığı finans, turizm ve endüstri sektörlerinde BT Yönetim ve Denetimi, İş Sürekliliği ve Proje Yönetimi, Sunucu, Ağ ve Güvenlik Yönetimlerinde aktif rol üstlenip yönetici pozisyonlarında yer almıştır. Son olarak ICS Teknoloji şirketinde müşterilerine Teknoloji Danışmanı olarak görevini sürdürmektedir.

  1. OLUMSUZ ÇALIŞMA KOŞULLARI ÇALIŞTAY RAPORU
    • Amaç

İster teknoloji şirketi olsun ister herhangi bir sektörde herhangi bir şirketin teknoloji departmanında çalışan Bilişim Profesyonelleri olsun hepsinin çalışma koşullarınının incelendiği çalıştay toplantılarının temel amacını;

  • Bilişim Profesyonellerinin ve bilişim departmanlarının şirketlerindeki konumlanmalarının belirlenmesi,
  • Çalışma koşullarındaki olumsuz durumların tespitinin yapılması,
  • Olumsuz çalışma koşullarının iyileştirilmesinin şirketlerde yaratacağı olumlu etkilerinin belirlenmesi
  • Pandemi öncesi ve pandemi sonrasındaki çalışma koşullarının farklılıklarının tespitinin yapılması
  • Pandemi ve dijital dönüşümün Bilişim Profesyonelleri üzerindeki olumlu/olumsuz etkileri
  • Koşulları iyileştirmek için yapılması gerekenlerin belirlenmesi olarak tanımlayabiliriz.

Fiziksel, ekonomik, çalışma güvenliği, nitelikli personel bulma, eğitim, bütçe, liderlik, verimlilik, proje yönetimi ve proje sunumu… vb bakış açıları ile 360 dereceye yakın değerlendirmeler yapılarak yürütülen çalıştaylar sonucunda oluşan OLUMSUZ ÇALIŞMA KOŞULLARI ÇALIŞTAY RAPORU’nun tüm BiTekDer üyeleri ve Bilişim Profesyonellerine faydalı olmasını beklemekteyiz.

Bu rapor ile; bu konuya büyük bir kapı açılmasını sağlamak ve farklı bakış açıları ile yapılacak değerlendirmelerin OLUMLU ÇALIŞMA KOŞULLARI DÖNÜŞÜMÜ’nü başlatmak üzere bu rapor ile ilk adımı atmayi umuyoruz.

  • Özet

Bu raporda Bilişim Profesyonelleri İçin Olumsuz Çalışma Koşullarını Oluşturan Nedenlerin Tespiti ve Bunların İyileştirilebilmesi ile İlgili Fikir ve Önerilerimizi Sunmaktayız.

Bu raporun ortaya çıkmasında ve hazırlanmasında emeği geçen Bahar Küşat Erdem başkanlığındaki komisyon üyelerimiz, değerli Bilişim Profesyonelleri Elif Alptürk, Ertuğ Alan, Figen Özmen, Günnur Aktoros, Jülide Marangoz, Kübra Yılmaz, Nihat Kabadayı, Ömer Üner Güçlü, Sadi Abalı’ya çok teşekkür ederiz.

 

  • Çalıştay Toplantı Planı ve Gündem Konuları

 

  • Çalıştay 1. Toplantı : 25 Aralık 2020 10:30

Çalıştay üyeleri ile tanışarak, olumsuz çalışma koşulları çalıştayı başlığı altındaki bu seri toplantılarımızı planladık. Bilişim sektöründe farklı alanlarda çalışan farklı görev ve çalışma saha ve koşullarında bulunan profesyonellerinin sorunlarının farklı olduğunu ve 360 derece ele alınması gerekliliğinde karar kıldık.

  • Çalıştay 2. Toplantı : 9 Ocak 2021 12:00

Olumsuz Çalışma Koşullarını oluşturan ana nedenlerin neler olabileceğini ele aldığımız bu toplantıda fiziksel koşullar, ücret skalaları ve IT sektörü regülasyonları gündem olmuştur. Sonraki toplantılara iş hayatına yeni girmiş bir IT Uzmanın katılmasına karar verilmiştir.

  • Çalıştay 3. Toplantı : 23 Ocak 2021 11:30

Çalıştayımıza katılan genç IT Uzmanı Kübra Yılmaz’ın yaşadığı deneyimler ve komisyon üyelerinin kendisi ile soru cevap şeklindeki değerlendirmesi ile geçmiştir. Pandeminin olumsuz çalışma koşullarına kalıcı ve geçici etkileri üzerine değerlendirme yapılmıştır

  • Çalıştay 4. Toplantı : 30 Ocak 2021 11:30

Olumsuz çalışma koşullarının önlenmesi ve düzeltilmesinde farklı taraflar olarak alınabilecek aksiyonları, kişilerin kendilerini ifade ederken yaşadıkları zorluklardan bahsedilmiştir. Bilişim departmanlarının şirketlerin çalışan sayılarına oranları, doğru profillerin belirlenmesi ve seçilmesi gibi konular değerlendirilmiştir.

  • Çalıştay 5. Toplantı : 30 Ocak 2021 11:30

Özellikle Bilişim Profesyonelleri içerisinde yönetim kademesine gelmiş yönetilerin ve işini yöneten Bilişim Profesyonellerinin liderlik, satış, proje üretme ve ROI gibi kavramları dikkate alarak sunumlar ve Clevel karar toplantılarında ikna edici etkin rol oynamaları üzerine değerlendirmeler yapılmıştır.

  • Çalıştay 6. Toplantı : 6 Şubat 2021 11:00

Danışman Elif Aktürk’ün katılımı ile gerçekleşen çalıştayda özellikle liderlik, çalışanların etkili projelendirme ve ikna konularında nasıl aksiyon planları yapılabileceği, çalıştayın aksiyon ve devam planlarında yapılabilecek webinar, panel, eğitim gibi konularda nasıl hareket edileceği değerlendirilmiştir.

  • Çalıştay 7. Toplantı : 13 Şubat 2021 12:00

Birey, ekip ve topluluk üçgeninde çalıştayın sonucunda hazırlanacak rapor formatı görüşülmüştür.

  • Mevcut Durum Tanımlanması

Veri toplama ve işleme, veri tabanlı üretim, satış, pazarlama, maliyet yönetimi, müşteri deneyimi gibi birçok konunun merkezinde teknoloji bulunmaktadır. Özellikle dijital dönüşümün, öğrenen ve gelişen sistemlerin yapay zekanın hayatımızın her alanına nüfuz ettiği günümüzde Bilişim Profesyonellerinin önemi giderek artmaktadır. Özellikle Covid-19 Pandemisi ile birlikte önem derecesi katlanarak artmaktadır.

BiTekDer tarafından yapılan anket iş dünyasının, şirketlerin bu profesyonellere bakış açısının ve çalışma koşullarına olan değerlendirmesinin yansımasını sunmaktadır. Bilişim sektörünün sorunları içerisinde “Olumsuz Çalışma Koşulları”’nı işaret eden profesyonellerin belirttikleri alt başlıklar şunlardır;

  • Düşük Ücret Skalası,
  • Çalışanların yaptıkları işlere göre yıpranma paylarının olmaması,
  • İş sınıfı derecelendirme olmaması,
  • Çalışma saatleri vb. haklarının savunulmaması,
  • Esnek çalışma olmaması,
  • Yoğun çalışma saatleri ve ücretle takdir edilmemesi olmuştur.

Çalıştay toplantılarında gündeme alınan konuların en önemlisi mevcut durumun tanımlanması kısmıdır, çünkü; Bilişim Profesyonelleri ankete verdikleri yanıtlar ile beklentilerini ortaya koymuşlar fakat bu beklentilerinin nasıl oluştuğu, hangi durumların sonuçları olduğunu tam ifade etmemişlerdir. Tam anlamı ile tanımlanmayan durum ve koşullar, olumsuz çalışma koşullarının köklü dönüşümünü geciktirmekte ve/veya engellemektedir. Sadece sonuçları ve beklentileri ortaya koymak asla yeterli olmayacaktır.

Bu sebeple komisyonun temel hedefi mevcut durumu farklı bakış açıları ile tanımlamaktır. Olumsuz çalışma koşullarına 360 derece bakabilmek için Bilgi Teknolojileri departmanlarının şirket için konumu ve yapılandırılması, İnsan Kaynakları perspektifi açısından değerlendirilmesi ve bilişim profesyonelinin çalışma koşul ve zorluklarının ayrı ayrı ele alınması gerekmektedir.

  • Departman
    • Şirket İçi Konumlanma/Konumlandırma

 

  • Teknoloji şirketleri dışındaki diğer şirketlerin organizasyonun içinde bulunan bilişim teknolojileri, IT, Ar-Ge, network, yazılım…vb olarak adlandırılan departmanları genel olarak destek departmanı olarak konumlandırılmaktadır.
  • Genel gözlem ve görüşümüz bu konumlandırma sıralamasında da şirketin ana faaliyetini besleyen destek departmanlarının önem derecesine göre en alt sıralarda yer aldığı önündedir.
  • Bütün sektörlerde dijital dönüşümü gerçekleştirecek departman olmasına rağmen ana faaliyet alanında ve önemli konumda değerlendirilmemektedir.
  • Şirketlerin özellikle bu departmanın çalışma koşulları ile ilgili politika/prosedür ve standartları bulunmamaktadır.
  • Şirketler sadece ana faaliyet alanlarına yönelik planlamaları detaylandırmakta, diğer destek kadrolar için yapısal, bütçesel, gelişimsel planlar yapmamaktadır.
  • Destek departmanlarının ve özellikle bilişim teknolojileri departmanlarının iş verimliliğini, çıktılarını ve kapasite planlarını ölçecek uygulamalar ve planlara yatırım yapılmamaktadır.
  • Bilgi Teknolojileri departmanları genel olarak bir maliyet merkezi olarak konumlandırıldığından şirket stratejilerine katkısından ziyade kullandıkları teknolojilerin pahalılığı ve kaynak sayıları yanı sıra aldıkları ücretlerin yüksekliği gündem olmaktadır.
    • Yönetimsel

Bir departmanın şirketin içerisinde konumlandırılması ve çalışma koşullarının belirlenmesi liderinin etkinliğinden gelmektedir. Liderin hem ekibi hem de diğer yönetim kadroları ile olan konumlandırması oldukça büyük önem taşımaktadır. Bu konuyu detaylandırırken yaşanan olumsuzluklardan değil LİDERDEN beklenenlerin aktarılması oldukça önemlidir.

  • İyi bir lider; Ekibinin gözünde anlam kazanmış hedefleri oluşturmak üzere; ekibi için ortak bir amaç belirleyerek bu doğrultuda onlara rehberlik eder, karar alma sürecine ekibi de dahil ederek işi ekibe sunduğu güven ortamında her ekip üyesinin geri bildirimini de alarak oluşturur ve böylece verimli bir ekip çalışmasını teşvik eder.
  • Ekibinin işyerindeki motivasyonu ve üretkenliği ile iyi çalışmaları anlık olarak ödüllendirir, yeterince iyi olmayan çalışmalar ise erken fark edilir ve geç kalınmadan düzeltilebilmesine olanak tanır.
  • İş sınıflandırmasını ortadan kaldırıp, yeni roller ortaya çıkmasını sağlar ve karar alma yetkisi ile sorumlulukları kurumun bütününe yayarak angajman yaratır.
  • Hem ekiplerin kendi içinde hem de tüm paydaşlar arasında güvene dayalı açık ve şeffaf ilişkiler kuran ekip üyesinin güçlü yanlarına ve bunların şirkete nasıl bir katma değer yaratacağına odaklanır.
  • Günümüze kadar Liderlik ve Yöneticilik aynı kavramlar olarak algılansa da günümüzde liderlik, çalışana inisiyatif veren ve önünde değil yanında olan takım arkadaşları olarak tanımlanmaktadır. Özellikle dijitalleşme akımının artmasıyla ön plana çıkan çeviklik kavramı da artık insanları değil takımları ön plana çıkarmaktadır. Bu noktada etkin bir takım olabilmek için iletişim yetkinlikleri önem arz etmekte, ekip içinde karşılıklı anlayış ve toleransın olması için birilerinin karşılıklı emek verildiğini anlaması gerekir. Burada takım kavramının öne çıkması takımı yöneten değil liderlik eden yeni nesil çevik liderlik anımını ön plana çıkarmaktadır.

 

  • Bütçesel

 

  • Pandemi ile birlikte birkaç hafta içerisinde evden çalışılmaya başlanması ile ilgi teknolojileri departmanlarının önemi daha da net ortaya çıkmıştır. Bu noktada bazı bütçesel sorunların da ortaya çıkması söz konusu olmuştur;
    • Şirketler bugüne kadar pahalı buldukları, gerek görmedikleri ve yapmadıkları yatırımların sonucu olarak güçlü bir network altyapısının olup olmaması, internet kapasitesinin ve sunucuların yeterliliği, yedeklilik planları gibi konularda hazırlıksız yakalandılar.
    • Pandemide uzaktan çalışma ve bu gibi hazırlıklar çok önemli hale geldiği için şimdi bu yatırımların önemi anlaşıldı.
  • Özellikle henüz kurumsallaşmamış ve patron şirketi tabir ettiğimiz şirketlerin maliyetlere bakışı farklı olduğu için bütçe kullanımında sıkıntılar ortaya çıkmıştır.
  • Kurumsal şirketlerde ise onaylanmasına rağmen bütçe kullanımındaki prosedürel zorluklar, uzun süren satınalma süreçleri gibi engeller görülmüştür. Buna ek olarak pandemi döneminde talebin artması nedeniyle yaşanan üretimin yavaşlamasına bağlı arz kısıtları da gündem olmuştur.
  • Pandemi gibi zorunlu ve hızla adapte olunması gereken acil durumlar olmadığı takdirde bu dijital dönüşümleri yapılamadığı için bu iptidai çözümlere gidilmesine emek yoğun bir sistem yönetilmesine sebep olmaktadır.

 

  • Fiziksel
  • Bilgi Teknolojileri çalışanlarının çalışma alanlarının konumu ile ilgili sıkıntılar göze çarpmaktadır;
    • Sistem odaları ve destek departmanı odalarının şirketlerde depo alanları gibi yerlere konumlandırılması,
    • Bilgi işlem departmanlarının şirketin çok tercih edilmeyen uzak lokasyonlu alanlara konumlandırılması
    • Ferah çalışma alanlarının yaratılmaması,
    • Çalışma alanının motive edici olmaması
    • Bazen yarı zemin karanlık, camı olmayan, bazen de depo içerisinde bir alanda konumlandırılması gibi sorunlar bulunmaktadır.

 

  • Algısal

Şirketteki konumlandırma ve algıyı yönetmek yine o departmanın çalışanından ve liderinden geçmektedir.

Bilişim Profesyonellerinin genel algısı; konuşmayı sevmeyen, müşteriler ile temasa geçmek istemeyen, sunum yapamayan veya sunum yapmayı sevmeyen kişiler olduğu yönündedir. Buna ek olarak BT çalışanlarının teknoloji dışında farklı bir konuda sosyalleşmek istemediği yönünde de görüşler bulunmaktadır. Buna karşılık günümüzde onlardan beklenen hem kendilerini hem de departmanlarının artık stratejik bir ortak şekilde konumlandırmasını sağlamalarıdır. Bu husus kişilerin hem kendi liderlik vasıflarını hem de işinin uzmanı olan diğer paydaşlarla olan iletişim ve algı yönetiminin önemini göstermektedir.

İşin yöneticisi olmak, stratejinin bir parçası olmak hangi kademeye ulaşabiliyorlarsa dokümantasyona önem vermek ve tanımlamak önemli hale gelmelidir.

Bilişim profesyonelinin başa çıkması gereken en önemli zorluk “İş Odaklı” bakabilmektir.

Bu konuda tüm Bilişim Profesyonelleri aşağıdaki soruları kendilerine sormalıdır:

  • En son ne zaman şirketin stratejik şirketin kaderini değiştirebilecek katma değeri üretecek bir çözümle yönetime gitmiş ve sunmuştur?
  • Proje/Bütçe beklentilerini sunarken kaç farklı çözüm ortaya koymuş ve yöntem geliştirmiştir?
  • Proje/Bütçe beklentilerinin sonuçlarını;
    • Mali olarak yaratacağı kazanç ,
    • Personel memnuniyetine katkı,
    • Müşteri memnuniyetine katkı,
    • Verimlilik artışı açısından katkı
    • Çözeceği problemler çerçevesinden değerlendirerek sunmuş mudur?
  • Şirketin stratejilerine katkı sağlayan çalışma grupları ya da ekiplerde yer almış mıdır?
  • Hayata geçirdiği projelerin veya çalışmaların tamamlanması sonrasında yarattığı faydayı takip etmiş midir?

 

  • İnsan Kaynakları Perspektifi

Şirketler organizasyonlarına yapılacak iş tanımına göre değil daha yetkin profilleri seçmektedirler. Daha sonra bu seçilen kişilere doğru işi atayamamaları ve kişilerin potansiyellerini kullanamamaları nedeniyle özellikle büyük şirketlerde işe başlayan genç ve yetenekli çalışanın kısa zamanda yeniden iş arayışına geçtiğini görmekteyiz.

Özellikle iyi bilinen üniversitelerin mezunlarını markalaşmış firmalar kolaylıkla istihdam edebildiği için mühendislik olarak değer katmayacak işlere bu genç ve yetenekli kişileri yerleştirmektedirler.  Kişiler işe alındıktan sonra işe alım sürecinde bahsedilenden farklı görev tanımları ile karşılaştıklarında ve yeteneklerini kullanamadıklarında ciddi motivasyon düşüklüğüne yol açmaktadır.

Özellikle meslek lisesi mezunu kişilerin yeteneklerine bakılmaksızın işe yerleştirmede yüksek okul ve dört yıllık fakülte mezunlarına göre geri planda kalmaları ele alınması gereken bir konudur. Fark yaratabilecek yeteneklerin üniversite diploması engeline takılması, hem nitelikli personal açığı sorununu arttırmakta hem de bu yeteneklerin işsizliklerine yol açarak büyük bir sorun yaratmaktadır.

Meslek Lisesi, Teknik Lise ve Meslek Yüksekokulundan mezun olan kişilerin yapacağı işlere mühendislerin alınması, istihdam ve iş potansiyelini kullanma açısından problem yaratmaktadır.

Doğru işe doğru profilin seçilmesi çalışan mutluluğunu arttıran en önemli unsurlardandır.  Her işe mühendis almak gerekmemektedir. Bir profilin 15 sene boyunca şikâyet etmeden çalışabileceği bir işe mühendis alıyor olmak, çalışan memnuniyetini düşürmektedir. Mühendisler, -özellikle ilk iş deneyimleri ise- bu büyük ve marka şirketlerde işe başlamaktan başlangıçta mutlu olmaktadırlar.      Fakat ilerleyen zamanda, rutin işleri tekrar ederek kendine bir şey katmayan işi yapan mühendis, ya bu duruma alışıp körelmekte ya da mutsuz olup iş aramaya başlamaktadır. Bunun için de işe alım yapmak isteyen yöneticinin aradığı pozisyonun tanımının iyi yapması gerekmektedir.

 

 

  • İşe Alım Stratejileri

 

  • Küçük kadrolarla büyük işler yapmak da karşılaşılan olumsuz koşullardan biridir. Şirketlerinin bilişim teknolojileri ekiplerinin de çalışan sayısına, şirketin stratejik önceliklerine ve mevcut durumuna oranla belli bir rasyosu olması gerekmektedir.
  • Şirketlerin toplam çalışan sayısının bilişim profesyoneli sayısı rasyosu da önem arz etmektedir. Büyük bir topluluğa küçük bir departmanın destek vermesi gerek yarattığı yoğunluk, gerek çözümlenemeyen ve geliştirilemeyen teknoloji gerekse çalışan tarafında birçok olumsuzluk yaratmaktadır.
  • Ana sorunlardan biri personel yetersizliği, sayı ve nitelik ve görev tanımı, ayrıca bilişim teknolojileri ekibinin yetki ve sorumluluklarının örtüşmemesi, her zaman bütçe harcayan bir departman olarak görülmesidir.
  • Burada ortaya çıkan bir uzmanlık konusu da bilişim teknolojileri alanında deneyimli bir işe alım uzmanı ile çalışılmıyorsa, pozisyona uygun eleman seçilirken yetkinliklerin anlaşılması tarafında da eksik kalınabilmesi
  • Bilişim teknolojileri yöneticileri de genellikle organizasyonel alım ihtiyaçlarını insan kaynaklarına aceleyle ve bazen eksik tanımlamalarla söylediğinde; işe seçilen ve yerleşen kişi, aslında ihtiyacın kendisi olmadığını da sonradan ifade edebilmektedir.

 

  • Yan Haklar

Bilişim Profesyonelleri bu konularda da diğer birçok departmana göre şirketlerin standart yan haklarının dışında yan haklara sahip olmadıklarını görmekteyiz. Örneğin;

  • Gece mesaisinde çalışma ücret farkları
  • Özel projelerde ve çözümlerde ekstra ödüllendirme sistemleri
  • Fazla mesai ek ödemeleri
  • Terfi ve kademelendirme yapısı gibi yan hakarın bulunmaması olumsuz çalışma koşulları olarak tanımlanabilir.
    • Önceliklendirme

Bilişim Profesyonelleri hem halı hazırda yüksek ücret aldıklarının düşünülmesi hem de işe alım, kariyer planlama, ödüllendirme sistemleri gibi konularda da şirketlerin ana faaliyet alanına verilen öncelikten dolayı insan kaynakları tarafındaki yapılandırmada her zaman arka planda yer almaktadır.

  • Derecelendirme/Deneyim Bakış Açısı
  • Organizasyon içerisinde yetenek yönetimlerinde yetersizlikler bulunmaktadır. Genelde yöneticiler ekiplerine tek tip yönetim uygulamaktadırlar ve birçok çalışanın (ve farklı kuşakların farklı beklentilerinde) mutsuzluğuna ve verimsizliğe yol açmaktadırlar.
  • Şirketlerde yetenek yönetiminde prosedürlerin ve standartların belirlenmemesi ideal bir çalışma ortamı yaratılmasına engel olup çalışma koşullarını olumsuz hale getirmektedir.
  • Buna ek olarak daha tecrübeli çalışanların iş yükünün diğerlerinden daha fazla olması, onlardan daha kısa sürede iş beklenmesi, ayrıca yeni yetişecek çalışanları da oryante etmelerinin beklenmesi söz konusudur.

 

  • Çalışan

 

  • Değer Algısı

İnsanlar motivasyon ile iş yapan varlıklardır. Birçok Bilişim Profesyonellerinden şirket için yaptıklarının takdir görmediği yönünde bilgiler gelmektedir. Genelde organizasyonlar ve yöneticileri kişileri eleştiriye maruz bırakırken, takdir etme ve ödüllendirme konularını ihmal ediyorlar. Bu da kişilerin motivasyonlarını negatif yönde etkilerken bir yandan da şirkete bağlılıklarını büyük ölçüde azaltmaktadır.

En önemli problemlerden biri de yöneticilerin geri bildirimlerini çalışanlarına tam ve net olarak bazen de hiç vermemesidir. Geri bildirimin sadece olumsuz olaylar sonrasında verilmesi de kişinin değer algısında olumsuzluklar yaratmaktadır.

Yöneticinin ve şirketin en başından itibaren beklentilerini çok açık olarak aktarılmaması sonrasında kişinin iş çıktıları ile örtüşmemesi de hem zaman kaybı hem de olumsuzluk yaratmaktadır.

Diğer taraftan çalışanların yönetime ve ekip arkadaşları arasında da iletişim sorunları ciddi problemlere sebep olabilmektedir.

  • Ücret Politikaları

Bilişim departmanlarının uzmanlık, deneyim ve organizasyonel hiyerarşiye uygun maaş, ödüllendirme, terfi gibi standart prosedürleri ve iş akışlarının olmaması da hem şirkete karşı güven ortamına zarar vermekte hem de çalışanların motivasyonlarını olumsuz etkilemektedir. Birçok şirket içerisinde bilişim departmanı yöneticileri, şirketin ana faalizyet konsuyla alakalaı olan departmanlardan negatif yönde farklılaşmaktadır.

  • Çalışma Koşulları

Mesai saatlerinin belirli olması çalışanın özel hayat ile iş hayatı arasındaki dengeyi kurabilmesi için önemlidir. Şirketlerin bütün süreçlerin elektronik hale getirilmesi ile değişiklik yönetimi tanımlarının ve işleyişinin sürelerle birlikte yapılmaması birçok alanda Bilişim Profesyonellerinin kaynak kapasite planlayamamasına ve dolayısı ile iş yüklerinin fazlalaşmasına sebep olmaktadır. Örneğin;

  • Menülerde değişiklik,
  • Fiyatlardaki değişiklik,
  • Diskteki bir değişiklik,
  • Yazılımlardaki beklenen değişiklik,
  • Yeni proje beklentilerindeki süreçler,

gibi konularda uygulanabilir bir sistematik olmaması ile ortaya çıkacak karmaşada bilişim teknolojileri departmanları ve Bilişim Profesyonelleri her zaman yangın söndürmek zorunda kalmaktadır.

Sabahlara kadar çalışan bilişim profesyoneli uygun vardiya düzeni olmadığı ve acil işler kuyruğunu temizlemeye çalıştığı için  sabah da çalışmaya devam etmektedir.

Uygun kapasite ve vardiya düzeni planlanmayan şirketlerde Bilişim Profesyonellerinin, hafta sonu, özel günler, yılbaşı, kampanya dönemi, bayramlar gibi zamanlarda ekstra çalışması beklenmektedir.

Çok yoğun tempoda çalışmalarının beklenmesi, özellikle Pandemi döneminde artan tempo ile akşam, gece ve hafta sonu dahil olmak üzere çalışanlara her an şirket tarafından ulaşılma ve iş yapmalarının beklenmesi gibi bir durum bulunmaktadır.

Birbirinden farklı sektör, şirket, alan ve koşullarda çalışan Bilişim Profesyonellerinin çalıştıkları sektörlere göre tabi oldukları regülasyonlar da çalışma koşullarını etkilemektedir. Örneğin bir havalimanı inşaatında çalışan bir altyapı network kablolama uzmanının çalışma koşulları, regülasyona tabi olarak tanımlanmış olabileceği gibi aynı işi yapan farklı sektörde çalışan meslektaşından farklılık arz edebilmektedir.

Bilişim Profesyonelleri bulundukları sektöre göre farklı şartlardan etkilenmektedir. İnşaat,  Kampüs, Enerji gibi alanlarda çalışan bilişim profesyonelinin İş Sağlığı ve Güvenliği alanında tabi olduğu regülasyonlar farklı sektörde çalışan fakat aynı işi yapan bilişim profesyonelinde bulunmamaktadır.

Bilişim Profesyonelleri bulundukları sektörün tabi olduğu regülasyonlar, çalışma koşulları ve farkındalıklardan da etkilenmektedir. Network kablolama ve altyapı, yüksek gerilim, saha, iç ya da dış müşterisine destek verenler, sistemlere ya da son kullanıcılara destek veren Bilişim Profesyonellerinin birbirinden farklı sorunları bulunmaktadır. Bunların hepsini bir çerçevede değerlendirmek ve farklı gözlüklerle bakmamak da sorunların en temelini oluşturmaktadır.

Doğru şekilde kapasite planlaması yapılmadan, çok yoğun ve uzun saatler çalışan bilişim profesyoneli, psikolojik olarak etkilenmekte, motivasyonu düşmekte ve farklı iş arayışına geçmektedir.

  • Pandemi Öncesi ve Pandemi Sonrası Değerlendirmesi

Hali hazırda farklı roller, koşullar ve sektörlerde çalışan Bilişim Profesyonellerinin süregelen olumsuz çalışma koşullarını oluşturan sorunları dışında, pandemi ile hayatımıza yeni katılan “evden çalışmanın” da işin içine girmesi ile beraber çalışma saatlerinin uzunluğu ve belirsizliği; aile içi denge, hayat, kariyer ve motivasyon gibi alanlara etkililerini olumsuz yönde artırmaktadır.

Bazı şirketlerin Pandemi sürecindeki evden çalışma imkânlarına rağmen Bilişim Profesyonellerinin ofisten çalışmalarını beklemeleri ve sağlık, hijyen, mesafe koşullarına yeterince önem verilmemesi de olumsuzluk yaratmaktadır.

Pandemi de evden çalışma ortamlarının yetersiz olması da bilişim profesyonelini olumsuz etkilemektedir. Masa ve sandalye gibi ergonomi ve sağlık açısından önemli olanakların olmaması, evdeki artan elektrik, internet, gıda ihtiyaçları gibi birçok konu da şirketler tarafından değerlendirilmediğinde olumsuzluk yaratmaktadır.

Pandeminin insan üzerindeki psikolojik etkilerinin unutulması, yok sayılması ve normal koşullardan daha da fazla verimlilik ve gayret beklenmesi ile Bilişim Profesyonellerinin üzerindeki yük artmaktadır.

Pandemi ile birlikte eve geçiş sürecini yöneten şirketlerin ana faaliyet konusu ne olursa olsun en önemli çalışanları bilişim teknolojileri ekipleri haline gelmiştir. Bir diğer taraftan, 7/24 ulaşılabilir olmalarını beklemek, günün her saatinde, mesaide saatleri içinde olup olmadığı düşünülmeden ve müsaitlik durumunu sorgulamadan yapılan aramalar kişilerin özel alanlarının daha fazla işgal edilmesine sebep olmaktadır.

  • Olumsuz Çalışma Koşullarının Şirkete Verdiği Gizli Zararlar

Stres çalışmayı olanaksız kılan, iş çıktılarına da yansıyan önemli bir konudur. Özellikle pandemi dönemi ile bütün insanlığın yaşadığı kapana kısılmışlık duygusu ile birleşen olumsuz ve yoğun çalışma koşulları IT profesyonellerinde de ciddi sıkıntılar oluşturmaktadır. Bu dönemde, şirket bünyesinde veya ailede Covid19 hastalığı geçiren kişiler ile temasta bulunma ihtimali de çalışana ilave stres yüklemektedir.  Bunun bir sonucu olarak konsantrasyon eksikliği/kaybı, motivasyon eksikliği, performans düşüklüğü gibi sonuçları olmaktadır.  Yaptığı işin doğası sebebi ile yüksek stres altında olan IT profesyonelleri bu dönemin negatif getirileri de eklenince daha yüksek baskılar altına çalışmaya devam etmektedir.

Şirketler genellikle, stres kaynaklı işe direk yansımayan, fakat maliyet doğurabilecek faktörleri göz ardı etmekte ve bunun sonucunda yetişmiş veya gelecek vaad eden iş güçlerini kaybetmektedir.

  • Olumlu Çalışma Koşulları Dönüşümü

“Olumsuz Çalışma Koşulları” komisyonu olarak yaptığımız bütün çalıştaylar, sonrasındaki araştırma ve rapor oluşturma aşamalarında konuyu farklı açılardan ele aldık. Çerçevemizi de BİREY, EKİP ve TOPLULUK/ŞİRKET üçgeni olarak belirledik.

Biliyoruz ki ve farkındayız ki; sorunlarımız kişisel, çevresel, sektörel ve şirketsel yönetim farklılıklarına göre çeşitleniyor, farklı algılarla ve etkilerinin farklı farklı olması mümkün. Ama temel olarak dayandığı ve Mevcut Durum Analizinde açıklanmaya çalışılan ortak yanları bulunmaktadır.

Ve yine biliyoruz ki; tüm sorunlara çözüm getirecek, sihirli bir formüle de sahip olmadığımız çok açık, net. Yine de önümüzde birçok fırsat olduğuna inanıyoruz. BİREY olarak yapacağımız bazı iyileştirmeler ve olaylar karşısındaki tutum ve davranışlarımızda yapacağımız değişiklikler, yaşam kalitemizi ve işten aldığımız tatmini artırmaya yardımcı olabilir. Dayanışma, ortak aklı kullanma ve birlikte hareket etme kültürü Bilişim Profesyonlelerinin EKİP olarak sesini duyurması ve organizasyon içinde konumunu iyileştirmesini sağlayabilir. Akılcı yöntemlerle yaratılan çözüm önerilerini, düzenli ve kaliteli iletişim ile duyurmak TOPLULUK/ŞİRKET nezdinde farkındalık yaratmayı ve iyileştirmeyi doğurabilir.

Yola çıkarken belirlediğimiz BİREY, EKİP, TOPLULUK/ŞİRKET üçgeninde;

  • BİREY kısmında; Planlama, zaman yönetimi, önceliklendirme, gelir ve kar odaklılık, iletişim (kendini ifade etme) gibi sorunlar ve yönetim kadrolarının yetkinliklerini,
  • EKİP kısmında; Ekip yapısı, norm kadro, departmanlar arası ilişki ve iletişim konularını,
  • TOPLULUK/ŞİRKET kısmında ise; Organizasyondaki psikolojik hiyerarşi, İSG, çalışma kültürü, bilişim teknolojileri iş kolunun stratejik konumu ve bütçe yönetimi gibi konuları ele aldık.

Olumsuz çalışma koşullarının mevcut durum analizini yaparken ortaya çıkan alanların hepsine işaret edebilecek ve “Ne olursa değişim başlar, etki yaratır, kalıcı çözümler olabilir?” sorularına yanıt arama gayretimiz hep devam etti.

Topluluk/Şirketten beklediğimiz yapısal çözümler mevcut ama bu çözümlerin sahiplenicisinin önce içeride bilişim teknolojileri departman yöneticilerinin, liderlerin, müdürlerin, takım yöneticilerinin ama en önemlisi bizzat Bilişim Profesyonellerinin kendilerinin olması gerektiğinde hem fikir olduk. Hatta sahiplenmenin ötesinde değişimin dönüşümün liderleri olmaları ve yapıyı topluluk yöneticileri ile birlikte geliştirecek çözümleri üretmelerinin faydalarını konuştuk.

Hem ŞİRKET’in hem BİREY’in ve EKİP’in dönüşümde, iyileştirmede üzerlerine düşen görevleri bilmeleri, mental ve iş gücü olarak hazır olmaları gerekir.

Olumlu Çalışma Koşulları Dönüşümü için Birey, Ekip ve Toplulukları/Şirketleri hangi konu başlıkları bekliyor konusunu biraz detaylandıralım;

  • Şirket Değer Algısının Konumlandırılması
  • Yönetici ve Departman Konumlamaları
  • Eğitim Politikaları
  • Danışmanlık
  • Proje/Şirket Değer Anlatımı/Satış Yeteneklerinin Gelişmesi
  • Organizasyonel Şemanın Güncellemesi
  • Fiziki Koşulların İyileştirilmesi
  • Maaş Politikalarının Standartlara Oturtulması
  • Çalışma Takvimleri Oluşturma
  • Ticket Sistemleri ile İş Süreçlerinin İyileştirilmesi
  • Şirket İçi Raporlama Süreçleri ile sesini duyurma

 

  • Olumlu Çalışma Koşulları Dönüşüm Adımları

Bireylerden başlayacak olursak; Bilişim Profesyonelleri ve Liderleri çuvaldızı önce kendilerine mi batırmalılar?

Özellikle Bilişim Profesyonellerinden çokça duyduğumuz bir sözdür “İşimin gerekliliklerini fazlası ile yapıyorum, onu satıcı gibi parlatmaya süslü cümlelerle anlatmaya ne gerek var. İşimizin gereklilikleri böbürlenmemek gerek mütevazı olmalıyız.” Aslında ne güzel bir erdemdir mütevazı olmak, lakin hepimiz farkındayız ki ne yaptığımızı, nasıl yaptığımızı, ne gibi faydaları olduğunu, verimlilik, kalite, müşteri memnuniyeti ve dolayısı ile maddi geri dönüşlerini anlatmadığımız sürece sıradanlaşır ve organizasyondaki önemli konumuzu yitiririz.

Tüm sektörlerin dijital dönüşümü konuştuğu bir dönemde Bilişim Profesyonelleri önem kazanıyor ve kazanmalı da. Ama bunu üzerimize artı yüklerle değil, doğru yatırım projeleri ile yapmak gerekliliği kaçınılmazdır. Bu sebeple de liderlerinden başlayarak her bir Bilişim Profesyonelinin “Satmadığınız sürece bestenizin bir anlamı yok” sözünü özümsemesi gerekir. Bu söz şu sorulara yanıt aramakla anlamlı hale gelecektir:

  • Bir yatırımın geri dönüşü, yatırımı destekleyici argümanlar nedir?
  • Proje nasıl sunulur?
  • Yatırımın Geri Dönüşü konusu, üst yönetime ve teknik olmayan insanlara en kısa sürede ve en basit şekilde anlatmak için, onları yatırımlara ikna etmek için ne yapmalılar?

Bu konularda atacakları her adım kaynak planlamadan, ücret politikaları, personel yapılandırmasına ve bütçe konularına kadar etkili olacaktır. Bunun için farkına varmak ve kendini geliştirme konusunda arayışta olmak önemlidir.

Hatırlanması gereken en önemli güç; Bilişim Teknolojileri departmanları ve Bilişim Profesyonelleri olmadan şirketler artık çalışamazlar. Şirketin ve Topluluğun bunun farkına varmasını istiyor isek; Bilişim Profesyonellerinin var olmadığı şirket yapıları için gereken çalışmaları, eğitimleri, yatırımları, mevcut personel eğitimlerini projelendirebilirsiniz. Bilişim Teknolojileri departmanları ve Bilişim Profesyonelleri neden gereklidir ve diğer departmanlar kadar hatta bazen öncelikle daha önemlidir anlatmanın yollarını bulmak ve istenen yatırımları almak mümkündür.

Diğer bir konu gelen eleştiri ya da problemi kişisel algılamamaktır. Daha içe kapanık olan/algılanan Bilişim Profesyonelleri; ilişkilerin geliştirilmesi, sosyalliğin artırılması ve problem çözme konularında kendilerini geliştirmeleri gereklidir. İç müşterileri olan diğer departmanları ve yönetim kademelerini nasıl yöneteceklerini öğrenmeleri şarttır.

Bu da demek oluyor ki; Sunum tekniklerini ve proje bakış açısını geliştirmek durumunda olan Bilişim Profesyonelinin iletişim, ilişki yönetimi ve problem çözme karar verme konularından da yeteneklerini geliştirmesi gerekir

Şirketlerin süreçlerine ve iş yapış modellerine bakıldığında da ele alınması gereken birçok alan bulunmaktadır.

Açık iletişim ortamları sağlanmak ve şirketin tümünde uygulandığından emin olmak şirket yönetimlerinin temel görevidir. Güvenli, işbirlikçi ve mutlu çalışma ortamlarının temel koşulu budur.

Esnek çalışma sözü ile gelen Bilişim Profesyonelinin iş kanunu gereğince haftalık 45 saat üzerinde bir performans sözü vermediğinin, bunun anlamının 7 gün 24 saat ama iş çalışma koşullarına uygun sağlıklı bir planlama ile yapma sözü verdiğinin unutmamalıyız.

Ana faaliyet alanlarının dışındaki tüm destek departmanları içerisinde bilişim teknolojileri departmanlarını aynı önem derecesinde konumlandırmak ve değerlendirmek gereklidir.

Süreçlerin dijital ve otomatik hale getirilmesi için gerekli yatırımın yapılması ve zamanın ayrılması bilgi teknolojileri departmanlarının verimsizlik yaratan iş yüklerini ortadan kaldıracaktır. Aksi durumda sabaha kadar sorunlara çözüm arayan Bilişim Profesyonellerinin sabah da mesailerine devam etmelerini bekleyen yapılar, bireyde ve sektörde olumsuz etkiler yaratmaya devam edecektir.

Şirketlerin politika/prosedür ve süreçlerinin, değişim ve dönüşüm yönetim yapılarının olmamasından kaynaklı yaşanan sorunların önüne geçmek için de adım atmaları gerekmektedir.  Eğer değişiklik süreç yönetimi ile ilgili olarak bir çalışma yapılır ve standartlar belirlenirse kimin neyi ne kadar değiştirebileceği ve değiştirebileceklerinin belirlenmesi sonrasında tahminen 6 ay ya da 1 yıl içerisinde yapı daha verimli, kaliteli ve gelişime odaklanan bir hale dönüşebilecektir.

İnsan kaynakları tarafında ise şirketlerin;

  • İşe alım uzmanının da bilişim teknolojileri alanında deneyimli olmasının sağlanması,
  • Bilişim teknolojileri pozisyonları ile ilgili bilişim teknolojileri yöneticisinin “Organizasyonda hangi role, nasıl bir bilişim profesyoneli istiyorum?” konusunu yetkinlikler ve teknik ihtiyaçlar doğrultusunda işe alım uzmanlarını doğru bilgilendirmesinin sağlanması,
  • Bir bilişim profesyoneli ve bilişim teknolojileri müdürü ne yapar? Hangi yetkinlik derecesindeki bilişim profesyoneli hangi rol için uygundur? Bunların maaş skalası, yan hakları, kariyer haritası ne olmalıdır? Konularında çalışmalarını yapmış olmaları gerekmektedir.

Riskli ortamlarda çalışanlar için ise hem şirketlere hem de Devlet’e önemli görevler düşmektedir.

  • Sektör bağımsız olarak Bilişim Profesyonelleri ile ilgili yapılacak tanımlamalar, iş güvenliği standartları, çalışma alanı yapılandırılması, maaş politikaları gibi regülatif düzenlemeler olumsuzlukları ortadan kaldıracaktır
  • Regülasyondan bahsettiğimizde iş güvenliği standartları ilk akla gelen noktalardandır. Yüksek gerilimde ya da yoğun interferans ortamlarında çalışan, birçok yerde yüksek risk addedilmesi gereken işi yapan Bilişim Profesyonellerinin koşulları ilk anda göze çarpmaktadır.
  • Hizmet sunan Bilişim Profesyonellerinin sahip olmaları gereken ehliyetler ile ilgili farkındalığının arttırılması ve bazı düzenlemelerin standart hale getirilmesi sağlanmalıdır.
  • Orta ve yüksek gerilimde çalışan kişilerin ehliyet ve yetkinlikleri, tavanda yüksekte çalışanların ehliyetleri ve yetkinliklerinin detaylı bir şekilde belirlenmesi gerekir.
  • Bilişim Profesyonellerinin farkındalığını arttırmak ve gerekli düzenlemeler için gerekli eğitimleri almasını sağlamak
  • Bilişim Profesyonellerinin iş sağlığı ve güvenliği standartlarına yönelik regülasyon tarafı için bir çerçeve çizip altını doldurmak işimizi kolaylaştırabilir.

Pandemi ile birlikte değişen çalışma dünyasında da Bilişim Profesyonellerinin koşullarını iyileştirici çalışmalar önemlidir.

  • Kapasite planlamasının doğru yapılması
  • Uygun bir vardiya düzeni yürütülmesi
  • Çalışanların motivasyonunu artırıcı ve stresi azaltıcı faaliyetlerin düzenlenmesi
  • Evden çalışma koşullarında için;
    • Öncelikle evde olmak sürekli çalışmak veya müsait olmak değildir konusunu sürekli kendimize hatırlatmalıyız.
    • Belirsiz çalışma saati ya da sürekli çalışma beklentisinin değiştirilmesi
    • Çalışma koltuğu, masa gibi sağlık ve ergonomiyi etkileyen gerekli alanların yaratılmasında şirketin çalışmalar ve bütçe destek programları yapması
    • Kullanımı artan elektrik, internet ve gıda yardımlarının sağlanması
    • Nezaket kurallarının sürekli hatırlanması. Örneğin;
  • Evden çalışan birisi telefonla arandığında, direk söze girmek yerine aranılan kişinin konuşmaya uygun durumda olup olmadığının sorulması, o sırada elinden bırakamayacağı bir işle uğraşıyor olabileceği düşünülmelidir.
  • Aslında bu, pandemi dönemine mahsus bir kural da değil, her telefonla aradığımızda uyulması gereken bir kural. Mesela mesai saatleri dışında göndereceğimiz e-Postaları gerçekten acil olan bir konuda değillerse mesai saati başlangıcında iletilmesi
  • Evden çalışmak bugün birçok ailenin okula gidemeyen çocukları, yardıma gelemeyen bakıcılar, evin işlerini ve ev ahalisinin de birbiri ile ilgilenmesini gerektiren bir süreç doğurdu. Bu sebeple özellikle nezaket kurallarına dikkat etmek oldukça önemlidir.

 

 

  • Önerdiğimiz Gerekli Kişisel ve Liderlik Eğitim Programları

1- DEĞİŞİM YÖNETİMİ: İster birey ister topluluk, hangi seviyede olursa olsun bir kültür, bir düzen, bir alışkanlığı değiştirmek kolay iş değildir. Değişimin kendine ait bir doğası ve dinamikleri vardır. Bu dinamiklere hakim olup, doğru adımlar atıldığında, değişim daha az sancılı ve daha kabul gören bir süreç haline gelir.

2- ETKİN İFADE SANATI: Birçok parlak fikir doğru aktarılmadığı için hafıza dehlizlerinde yolunu kaybeder. Bunu hepimiz biliriz. Hepsi de doğru ve gerekli olmasına rağmen, bazı önerilerin diğerlerinden daha öne çıktığı ve muhatabını etkisi altına aldığını da iş dünyasında sıklıkla görürüz. Etkin ifade sanatı, toplantıda bir gruba ya da karar alıcı tek bir kişiye fikir ve önerilerimizi sunarken, kabul görmesini sağlayacak metotları ele alır.

3- ZİHİNSEL ARAÇLAR: Çalışma konusu ve konumu ne olursa olsun her yetişkinin mutlaka bilgi sahibi olması gereken bir konu! Davranışlarımız nereden kaynaklanıyor? Hangi etkiye nasıl tepki veriyoruz? Neden bazı durumlarda karar almak zor? Akıl ve duygular davranışlarımızda nasıl bir etkiye sahip. Zihinsel araçlar bu soruların cevaplarını ele alır.

4- ÇATIŞMA YÖNETİMİ: Çatışma kısaca karşılıklı çıkarların uyumlu olmadığı durumlardır. İş dünyasında da sıklıkla karşımıza çıkar. Bu sürecin nasıl yönetilmesi gerektiği, kullanılabilecek alternatif metotlar, hangi metodun hangi şartlarda doğru seçim olduğu çatışma yönetiminin konusudur.

5- İLETİŞİM: Çalışma alanı oldukça geniş bir konu. Ancak iletişimin temel mantığını bilmek, sıklıkla ve farkında olmadan düştüğümüz tuzakları görmek ve fark yaratabilecek basit yöntemleri öğrenmek işleri oldukça kolaylaştırır.

6- YÖNETİCİNİN ROLÜ: Hangi departmanda, ne iş yaptığımız hiç önemli değil. Yönetici olduğumuz an ikinci bir meslek edinmiş oluruz. Yöneticilik, mevcut sorumlulukların üzerine bambaşka yetkinlikler kullanmamız ve ciddi mesai harcamamız gereken, çok kritik bir görevdir. İletişim gibi yöneticiliğin de çalışma konusu çok geniş. Ancak ekibe ve üst düzeye karşı üstlenilen temel sorumluluklar, liderliğin yönetimle nasıl birleştirileceği, iş ve insan yönteminin temel kurallar her yöneticinin odak noktasıdır.

7- PANDEMİ KOŞULLARINDA ÇALIŞMAK: Yaklaşık bir senedir hem sağlığımız hem de çalışma şartlarımızın sürekli tehdit altında olduğu bir dönemden geçiyoruz. Alışık olduğumuz düzeni kökten değiştirmek zorunda kaldık. Belirsizlik ve ani gelişmeler stres seviyemizi üst seviyelere taşıdı. Tüm bunlarla başa çıkmakta zorlanmamız çok normal. Çözüm bizim kontrolümüz altında olmayabilir. Ancak bu programda sunulan bazı pratik yöntemlerle hem kendi yaşam kalitemizi artırabilir hem de günlük hayatımızın verim ve etkinliğini artırabiliriz.

8- ZAMAN YÖNETİMİ: Tüm insanlık olarak zamanı etkin kullanma, doğru önceliklendirme yapma ve senkronize çalışma gibi konularda pek verimli olduğumuz söylenemez. Bu bazen öz disiplin eksikliğinden bazen de proaktif düşünmemekten kaynaklanır. Zaman yönetimi, günlük hayatımıza kuş bakışı bakmak, yeni fırsatlar görmek ve alışkanlıklarımızı olumlu yönde değiştirmek için ilginç metotlar sunar.

 

 

 

  1. KAPANIŞ

Komisyon Genel Kararları

  • Olumsuz Çalışma Koşulları olarak BiTekDer tarafından tespit edilmiş olan Bilişim Profesyonellerinin öğrenciden yönetici seviyesine kadar giden yolculuğundaki çalışma deneyimini Olumlu Çalışma Koşullarına Dönüşüm başlığı altında sürdürülebilir bir çalışma koluna çevirmeye karar verilmiştir.
  • Komisyonun faaliyetine aynı çatı altında destekleyebilecek ve kabul edilen yeni adaylarla büyüyerek devam etmesine karar verilmiştir.
  • Çalışma koşullarının iyileştirilmesi konusunda önce bireyin çalışan, işinin lideri ve lider konumlarında iken farkındalığının artması, kişisel gelişiminin tamamlanmasını destekleyici faaliyetlerin planlanmasına karar verilmiştir.
  • Panel ve Webinar Programları
  • Çalıştay Raporunun Aktarılması
    • Mevcut Durum Tespiti
    • Aksiyon Alanları
    • Kurum ve Çalışanın Sorumluluğunda Dönüşüm İpuçları (Elif Hnm)
  • 2 ayda 1 Etkinlik
    • Webinar
    • Söyleşiler (Clubhouse, Youtube,Instagram, Linkedin..)
    • Kişisel Başarı Öyküleri (İş bankası GM…)
  • Çalıştay Devam Toplantıları
  1. SON SÖZ

Bahar Küşat Erdem    

“Hem son derece işlerinde başarılı, hem de yıllardır bu sektörde çeşitli pozisyonlarda çalışmış sektörün çok değerli profesyonelleri sevgili çalıştay üyelerimize raporumuza değerli katkıları için çok teşekkür ederim. BiTekDer olarak, Bilişim Sektörü profesyonellerinin kariyer yollarında ihtiyaç duyacakları yetkinlikler konusunda farkındalıklarını arttırmak üzere hazırlanmış bu raporu okuyanların katılmak isteyebileceği bazı eğitimlerin derneğimiz üyelerine BiTekDer tarafından ücretsiz olarak ulaşmasını sağlayarak olumsuz çalışma koşullarının iyileştirilmesinde katkımızın olmasını diliyoruz. Bu meyanda sektörümüze katkı verebilmek üzere bana bu fırsatı sunduğu için sevgili BiTekDer başkanımız Sayın Murat Göçe’ye teşekkür ediyorum.”

Elif Alptürk

“Şikayet etmek yerine çözümün bir parçası olmak için uğraşan gönüllüler. Kahraman beklemek yerine sorumluluğu üstlenen sektör üyeleri. Vaktini, emeğini ve deneyimini cömertçe sunan ekip üyeleri. Böyle bir toplulukla çalışmak büyük keyif. Yolculuğunuza beni de davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim.”

Ertuğ Alan

“Özellikle Pandemi sonrasında “Yeni cesur dünya”da daha hızlı ve daha verimli değişimlerin ve hatta başkalaşımların eşiğindeyiz. Bu değişim ve başkalaşımlar, çalışma şartlarımızda da çok ciddi farklılıklar yaratacaktır. Bu güne kadar IT profesyonellerinin yaşadığı sorunların bir parçası iken, çözümün de bir parçası olma fırsatı için BitekDer’e ve bu çalışmada emeği geçen arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunarım. Ailelerimizden ve sevdiklerimizden daha fazla zaman geçirdiğimiz iş yerlerimizin sağlıklı çalışma koşullarına sahip yerler haline getirmek, sadece biz IT profesyonellerinin değil bütün çalışma arkadaşlarımızın hayatına dokunacak bir etki yaratacağını umuyorum.”

Figen Özmen

“24 yıllık çalışma hayatımda hem teknolojik hem süreçsel hem de insan değişimine yakından şahit olduğumuz bilişim alanında edindiğimiz deneyimleri paylaştığımız ve sektöre kendine ayna tutacak ve düşündürtecek bakış açıları sağladığımız bir çalışmaya imza atmanın mutluluğunu yaşamaktayım. Umarım yaptığımız tespit ve öneriler bundan sonra bu alanda çalışacak arkadaşlara bir ışık tutar. Bu fırsatı bize tanıyan BiTekDer’e ve Bahar Küşat Erdem’e, ayrıca tüm deneyimlerini samimi şekilde paylaşıp katkı sağlayan çalışma grubundaki arkadaşlarıma teşekkür ederim.”

Günnur Aktoros    

“Öncelikle Bilişim Sektörü çalışanları arasındaki dayanışmayı arttırmak ve onların gelişmesine destek olmak amacı ile oluşturulmuş BiTekDer’in bu çalışma gurubunda sektör sorunlarının çözümü için gönüllü olarak emek ve vakit harcayan tüm ekibe verdikleri emekler ve çözüm önerileri için teşekkür ederim.  Pandemi ile birlikte yeni bir değişim çağının başladığı ve teknoloji ekiplerinin daha da öneminin arttığı günümüzde, teknoloji departmanlarının verimli çalışması, motivasyonları ve performanslarının artması için rapordaki tespitlerin ve çözüm önerilerinin dikkate alınması önemli olacaktır. BiTekDer’in dayanışma amacına uygun oluşturulmuş olan bu çalıştayın lideri Bahar Kürşat Erdem’e ve BiTekDer  Yönetim Kuruluna çok teşekkürler.”

Jülide Marangoz

“Bu çalışmanın bir parçası olmak ve Bilişim Profesyonellerinin sorunlarını alanının uzmanları ile masaya yatırmak çok değerliydi. Ele aldığımız tüm konular ancak el birliği ile tüm Bilişim Profesyonelleri tarafından sahiplenildiğinde iyi ve örnek uygulamalar tüm Bilişim Profesyonellerini kapsadığında gerçekten hayata geçecektir. Belki o gün geldiğinde “Meslek lisesi mezunu mu? hımmm demek ki bir yeri kazanamamış.” Bakış açımızdan uzaklaşır ve “Ağaç yaşken eğilir” sözünden yola çıkarak yetenek yönetimine ilkokul itibari ile başlarız. Bu fırsatı tanıdığı için çalıştay moderatörümüz sevgili Bahar Küşat Erdem’e ve BiTekDer Yönetim Kuruluna teşekkür ederim.”

Kübra Yılmaz

“Sektörde görece yeni biri olarak bu çalışmanın ve ekibin bir parçası olmak benim için çok kıymetliydi. Uzun yıllar sektörde yer alan ekibimizle aynı konuyu farklı bakış açılarıyla değerlendirmeye çalıştık. Umarım bulgularımız ve önerilerimiz yeni başlayanlar veya yıllardır sektörde olanlar için faydalı olur.  Bu fırsatı tanıdığı için BiTekDer’e, Bahar Küşat Erdem’e ve deneyimlerini paylaşıp, ufkumu genişleten çalışma grubundaki arkadaşlarıma teşekkür ederim.”

Nihat Kabadayı

“Son 10-15 yıldır Bireysel olarak genç çalışma arkadaşlarıma tecrübelerimi aktarmakta, onlara elimden geldiğince yol göstermeye çalışmaktaydım. Sınırlı olan bu çabam, çalıştay sayesinde anlamlı hale geldi. Gözlem ve tecrübelerimi aktarma ve yeni bilgiler edinme imkanına kavuştu. Bu çalıştayda bana çok şey katan, tanışma konuşma imkanı bulduğum yeni ve eski arkadaşlarımla olmaktan mutluluk ve onur duydum.”

Ömer Üner Güçlü

“İçinde yer aldığım tüm çalışma gruplarının hepsinde grubun değerini artırmak üzere bir amacım olmuştur. Dernek çalışmalarından bu amacın dışında hedefler gözetildiğini düşündüğümden uzak durmak istemişimdir, konu katkı sağlamak isteyeceğim bir konu olduğudan katılmak istedim. Grubu tanıyınca katılımcıların benim gibi düşündüklerini ve katkı sağlamak için uğraştıklarını görünce çok memnun olup daha fazla katkı nasıl sağlarım diye çaba sarfettim. Umarım çalışmamız sektöre ve çalışanlarına yarar sağlar. Vesileyle çalıştay liderimiz Bahar Kürşat Erdem’e ve BiTekDer Yönetim Kuruluna bu fırsat için teşekkür ederim.”

Sadi Abalı    

“Tüm çalıştay üyelerine ve grubun bir araya getirilmesi ve yönetimini büyük bir başarıyla yürüten sevgili Bahar’a çok teşekkürler. İki yıldan 35 yıla kadar farklı tecrübeye sahip, farklı sektörlerden ve hem hizmet alan hem de hizmet veren ekiplerde çalışan bilgi teknolojileri profesyonellerinden oluşan bir ekiple çalışma koşullarını ve dinamiklerini değerlendirdiğimiz bu çalıştayda yer almış olmaktan ve katkıda bulunmaktan çok büyük keyif aldım. Tadına doyamadığımız toplantılarımız benim için gençlerin bakış açılarıyla ilgili çok değerli izlenimler edinmeme ve birçok hususu keşfetmeme ya da teyidini almama yardımcı oldu. Örneğin, Çalıştay’ın konusunun “Olumsuz Çalışma Koşulları” yerine “Olumlu Çalışma Koşulları olarak değiştirilmesi önerisi tüm ekibin konuya bakışını ve havasını değiştiren bir öneri oldu. (Sevgili Figen Özmen’in önerisi) İletişimde ve bakış açımızın temsilinde bir tek hecenin bile ne kadar önemli olabileceğinin çok güzel bir örneği. Öğreneceğimiz daha ne kadar çok şey var!”

Turgut Çilingir

“Bilişim sektörün gelişiminde farklı dernek veya kuruluşlarda çalıştay görevlerinde uzun yıllardır katkılar sağlamaktayım. Genelde teknolojik gelişmelerin önemli başlıklarıyla değerlendirdiğimiz çalışmalarımızda ilk defa sektör çalışanlarına yönelik sorunların işlendiği ve bence BiTekDer farkı olarak düşündüğüm çalıştayda yer almaktan dolayı mutluluk duydum. Bu vesileyle Dernek Başkanımız ve Yönetim Kurulumuzla birlikte bu çalıştaya katkı sağlayan üyelerimize ve Bahar Küşat Erdem’e teşekkür etmek isterim.

Dijital Dönüşümdeki Problemler Çalıştayımızın 4. toplantısını da tamamladık.

Destek veren hocalarımıza, TÜBİDER Bilişim Sektörü Derneği başkanımıza ve katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.
BiTekDer Bilgi Teknolojileri Derneği,
Mustafa UlusRüştü Arseven (R7)Dr. Yenal ARSLANMurat Levent DemircanBurak ZOBIDr. Mehtap BattalAhmet DuruBahadır SavacıBerfin SEYDANŞeyma Soukbaş, Kerem İlker Senay, Ahmet Sedat YOLBOLG. Basak Berk
#dijitaldonusum

BT Farkındalığının Artırılması Çalıştayımız

BiTekDer olarak bilişim sektörü sorunlarına çözüm yollarını araştırdığımız çalıştaylarımız devam ediyor.
“BT Farkındalığının Artırılması” konusundaki 3. toplantımızı yaptık.
#bitekder #farkındalıkeksikliği